KİREÇTEPE MUHAREBESİ

Yazar: Bekir Dinç
A+ A- A
Yazdır | Bildir | Rastgele

Çanakkale Cephesi’nde İtilaf güçleri, 18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’nı sadece donanma gücüyle geçemeyerek mağlup olmuşlar, bu planlı saldırıda donanmanın üçte biri kullanılamaz hale gelmiştir. Bunun üzerine planlanan 25 Nisan kara harekâtı sonucunda da yarımadanın kuzey bölgesinde en stratejik nokta olan Conkbayırı ve çevresi ele geçirilememiş, çok fazla zayiat verilmesine rağmen bölgeye hâkim tepeler zapt edilememiştir. Temmuz ayına gelindiğinde cephedeki muharebeler tamamen siper savaşına dönüşmüş ve kilitlenmiştir. Bu tıkanıklığı aşmak ve Türk ordusunun savunma hatlarını geriden kuşatmak amacıyla General Ian Hamilton, Anafartalar Ovası sahillerine yeni bir çıkarma yapmayı planlamıştır.

İngilizlerin temel amacı, Kocaçimen Tepe silsilesini ele geçirmek ve Anafartalar Ovası ile onu çevreleyen yükseltilerle beraber en kuzeyde yer alan Kireçtepe silsilesine hâkim olmaktır. Kireçtepe’nin ele geçirilmesi, İtilaf Kuvvetleri için sarp ve kayalık olan Arıburnu hattını aşmaktansa Büyük Kemikli Burnu’ndan Ece Limanı’na kadar olan bölgeye hâkim Kireçtepe Sırtlarını aşarak Eski İstanbul yoluna ulaşmak açısından daha kolay ve stratejik görünmüştür.

Kireçtepe, Gelibolu Yarımadası’nın kuzeyinde Saros Körfezi’ne paralel olarak Ece Limanı’na kadar uzanan dağ ve tepe silsilelerinin merkezinde bulunmaktadır. Dağ silsilesi Büyük Kemikli Burnu’ndan Saros Körfezi sahillerindeki köylere kadar farklı yüksekliklerde devam etmektedir. Coğrafi olarak oldukça sarp, kayalık ve ağaç bakımından fakir bir bölgedir. Sırtın topografik zirvesi keskin ve dar bir hattan oluşmakta olup üzerinde doğal savunma hattı niteliğinde yükseltiler barındırır. Bu yükseltiler batıdan doğuya doğru sırasıyla Karakol Dağı, Sivritepe, Projektörtepe, Aslantepe, Kanlıtepe ve Havantepe’dir. Bölgenin arazi yapısı siper kazmaya ve müdafaaya uygun değildir. Tepeyi savunan birlikler muharebeyi açıkta ve gizleme yapamadan yürütmek zorunda kalmıştır. Ayrıca tepenin her iki tarafı da İngiliz savaş gemilerinin ateşlerine karşı korumasızdır ve tepenin üst kısmı bıçak sırtı gibi dar olduğundan fazla kuvvet barındırmak ve savunmaya derinlik vermek oldukça zordur. Ancak tüm bu zorluklara rağmen Kireçtepe’nin stratejik değeri muazzamdır; zira Kireçtepe’yi elinde bulunduran taraf rahatlıkla Ece Limanı ve Turşun Köyü istikametinden Türk ordusunun ana lojistik üssü olan Akbaş’a kadar uzanan vadiye inme ve hâkim olma imkânına sahip olacaktır.

Müttefik Kuvvetlerin Anafartalar’a yapacağı çıkarma öncesinde bölgenin savunması “Anafartalar Müfrezesi”ne aitti. Müfrezenin sorumluluk bölgesinde 6 Ağustos günü Gelibolu Seyyar Jandarma Taburu, Bursa Seyyar Jandarma Taburu, 31’inci Alay 2’nci Tabur ve 32’nci Alay 1’inci Taburu bulunuyordu. Kireçtepe ve Kemikli bölgesinin sorumluluğu özellikle Gelibolu ve Bursa Seyyar Jandarma taburlarına verilmişti. Yüzbaşı Kadri komutasındaki Gelibolu Seyyar Jandarma Taburu, 872 personel ve 91 hayvandan oluşmaktaydı. Taburun 3’üncü Bölüğü Ece Limanı, 2’nci Bölüğü Kapanca bölgesinde, ihtiyatı oluşturan 1’inci ve 4’üncü bölükleri ise Turşun Köyü’nde konuşlanmıştı.

Kireçtepe Sırtları, muharebelerin başladığı günden itibaren donatımı zayıf bu seyyar jandarma taburları tarafından savunulmaktaydı. Buna karşılık İngilizler, 9’uncu Kolordu (General Stopford komutasında) bünyesindeki 10’uncu İrlanda Tümeni (General Mahon) ve 11’inci Tümen birlikleri ile bu bölgeye muazzam bir askeri güç yığmıştır. İngilizlerin 10’uncu Tümeni’nin 30’uncu ve 31’inci tugaylarıyla 11’inci İngiliz Tümeni’ne bağlı 34’üncü Tugay’dan kuvvetlerin Kireçtepe’ye taarruz etmesi kararlaştırılmıştı.

6 Ağustos 1915 gecesi Müttefik Kuvvetler, zifiri karanlıktan faydalanarak Suvla Körfezi’ne çıkmaya başlamıştır. Sahil boyunca giden yolun ve karanlığın yardımıyla liman etrafındaki harekât başlangıçta hiçbir karşılık görmeden gelişmiştir. İngiliz 11/Manchester Taburu, Karakol Dağı istikametinde Kireçtepe Sırtlarına doğru ilerlemiş, şafak vakti sırtın her iki tarafındaki mevziilere girmeyi başarmıştır. Ancak burada bulunan Türk karakolunun mukavemet göstermesiyle ilerleyişleri yavaşlamış ve kayıplar vermişlerdir.

7 Ağustos sabahı Gelibolu Seyyar Jandarma Tabur Komutanı Yüzbaşı Kadri, İngiliz birliklerinin Kireçtepe’ye ilerleyeceği endişesiyle Ece Limanı’ndan bir takımı takviye olarak istemiş ve kendisi de bizzat muharebeyi yönetmek üzere 241 Rakımlı Tepe’ye hareket etmiştir. Kireçtepe’nin kuzey ve güney yamaçlarından ilerlemeye çalışan İngilizler, Gelibolu Seyyar Jandarma Taburu’nun 1’inci Bölük ve 2’nci Takımı tarafından şiddetle durdurulmuştur. 8 Ağustos’ta Kireçtepe’deki İngiliz ilerleyişinin yetersizliği, General Hamilton ile General Stopford arasında krize neden olmuştur. Hamilton, Suvla’daki birliklerin ataleti karşısında bizzat sahaya inerek müdahale etmek zorunda kalmış, ancak değerli zaman kaybedilmiştir. Aynı gün Türk tarafında, 5’inci Ordu Komutanı Liman von Sanders, bölgedeki komuta zafiyetini gidermek amacıyla Anafartalar Grup Komutanlığına Albay Mustafa Kemal’i atamıştır.

Mustafa Kemal’in atanması, Kireçtepe ve Anafartalar muharebelerinin seyrini değiştirecek en önemli kırılma noktasıdır. 9 Ağustos sabahı, İngiliz General Mahon, Kireçtepe’nin güney kanadından yapılacak bir destek taarruzu ile tepenin Türk birliklerinden temizlenebileceğine inanarak harekete geçmiştir. Bu taarruz, denizden HMS Foxhound ve HMS Grampus muhriplerinin şiddetli topçu ateşiyle desteklenmiştir. İngilizler beş taburluk bir kuvvetle Kireçtepe’ye taarruza geçmiş, Gelibolu Jandarma Taburu ise 1’inci ve 4’üncü bölükleriyle tepenin batısını savunmaya çalışmıştır. Ağır donanma ve piyade ateşi altında kalan Yüzbaşı Kadri, 12’nci Tümen Komutanına acil takviye çağrısında bulunmuştur: “Düşmanla piyade savaşı devam ediyor. Yedek cephanemiz bitmiştir. Erat dört günden beri savaşmaktan yorgun düştüğünden değiştirilmemize lüzum vardır. Sağ kanadın dayanağı olan Küçüktepe düşman eline geçmiştir. Düşmanın makinalı tüfek ateşi karşısında tepenin uzun süre savunulması olanaksızdır”. Ayrıca bir diğer raporunda, “Cephanemiz 20 sandık olduğu arz olunur” diyerek durumun vahametini ortaya koymuştur. Bu çetin şartlar altında Sivritepe öğleye doğru İngilizlerin eline geçmiş, Gelibolu Jandarma Taburu saat 14.30’da Kanlıtepe’ye çekilmek zorunda kalmıştır. Ancak İngiliz kuvvetleri de susuzluk ve aşırı bunaltıcı sıcaklar yüzünden tamamen tükenmiş, akşamüzeri eski yerlerine geri dönmek zorunda kalmışlardır.

10-14 Ağustos tarihleri arasında cephede yıpratma savaşları, tahkimat faaliyetleri ve mevzi muharebeleri devam etmiştir. Türk birlikleri, kayalık arazide gizlenmenin zorluğu ve İngiliz donanmasının aralıksız bombardımanı nedeniyle ağır kayıplar vermiştir. Albay Mustafa Kemal, 9/10 Ağustos gecesi birliklerin bulundukları hattı tahkim ederek savunma için düzen almaları emrini vermiş ve cepheyi bizzat kontrol altında tutmuştur. General Stopford, sol kanadını ilerletmek ve 12’inci Tümeni Anafartalar ovasına hâkim tepelerden atmak amacıyla 15 Ağustos’ta Kireçtepe’ye büyük bir taarruz planlamıştır. Bu taarruz için 10’uncu İrlanda Tümeni’nin 30’uncu ve 31’inci tugayları ile 54’üncü Tümen’in 162’nci Tugayı görevlendirilmiştir. 15 Ağustos saat 13.00’te İngiliz donanmasının ve kara topçusunun cehennemi andıran bombardımanı başlamıştır. Topçu ateşinin çıkardığı tozlar ortalığı görünmez bir hale getirmiştir. Dört tabur kuvvetle saldıran İngiliz piyadesi karşısında, günlerce uykusuz ve yorgun olan iki Türk jandarma bölüğü ağır zayiat vermiştir. Bu çetin muharebe esnasında, Kireçtepe’nin destansı savunucusu Tabur Komutanı Yüzbaşı Kadri Bey saat 19.00 civarında başından ağır yaralanmış ve cephe gerisine tahliye edilmiştir (21 Ağustos’ta Yalova Hastanesi’nde şehit olmuştur). Sayıca çok üstün İngiliz kuvvetlerinin saldırıları sonucu Arslantepe ve Projektörtepe İngiliz kuvvetlerinin eline geçmiş, geri çekilmek zorunda kalan Türk birlikleri Kanlıtepe-Havantepe hattında tutunmaya çalışmışlardır. İngiliz Kraliyet Munster Silahendazları Taburları, Green Knoll ve The Boot (Kireçtepe sırtlarındaki yerel tepecikler) bölgelerini ele geçirerek ilerlemiş, 30’uncu Tugay süngü hücumuyla Sivritepe’yi almıştır. Durumun son derece kritik bir hal alması üzerine, 5’inci Tümen Komutanı Yarbay Willmer elindeki ihtiyatları (19’uncu Alay’ın 1’inci Taburu, 39’uncu Alay’ın 1’inci Taburu) Kireçtepe’ye sevk etmiştir. Güney kanadında Havantepe’ye saldıran 162’nci İngiliz Tugayı ise Türk kuvvetlerinin inatçı savunması karşısında 27 subay ve 900 asker kaybederek durdurulmuştur.

16 Ağustos 1915’te Kireçtepe’deki durumun vahameti üzerine Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal, doğrudan muharebe alanına intikal etmiştir. Turşun Köyü’nde bulunan 5’inci Tümen karargâhına gelen Mustafa Kemal, Kireçtepe savaş meydanına derhal kuvvet toplanması gerektiğini tespit etmiş ve öğleye kadar 12 tabur toplamayı başarmıştır. Bu 12 taburluk kuvvet, 5’inci, 6’ncı, 7’nci, 9’uncu ve 12’nci tümenlerden derlenmiş karma bir kuvvetti (19’uncu Alay, 39’uncu Alay, 127’nci Alay, 1’inci Alay, 17’nci Alay birlikleri). Takviye kuvvetler şiddetli topçu ateşi altında savaş hattına yürürken mermi yağmuru nedeniyle bazı birliklerin durakladığı görülmüştür. Bu kritik anda Albay Mustafa Kemal ve kurmayları bizzat ateş hattına yaklaşarak durmuş olan birliklerin komutanlarına efsanevi “Geçeceksiniz!” emrini vermiştir. Parça parça ve koşmak suretiyle istenilen birlikler ölüm hattını geçmiş ve savunma hattını takviye etmiştir. 16 Ağustos saat 02.00 sularında 5/127’nci Alay’ın 1’inci Taburu’ndan iki bölük, 3/39’uncu Alay’ın 1’inci Taburu ve 7/19’uncu Alay’ın 2’nci Taburu’ndan oluşturulan taarruz kuvveti ile yapılan gece taarruzuyla Arslantepe geçici olarak geri alınmış ancak İngiliz karşı taarruzuyla tekrar kaybedilmiştir. Sabah 08.00’de Gelibolu’dan gelen 17’nci Alay’ın 2’nci Taburu’nun devreye girmesi ve el bombalarıyla donatılmış birliklerin taarruzu neticesinde İngiliz 30’uncu Tugayı Arslantepe’den kesin olarak buradan sökülmüştür. Takviye birliklerle güçlenen Türk hattı, İngilizleri taarruza başladıkları Sivritepe’ye kadar geri püskürtmüştür.

17 Ağustos 1915 itibarıyla Kireçtepe Sırtı’nın zirvesi ve ileri karakol mevzileri Türk kuvvetleri tarafından tamamen güvence altına alınmıştır. İki gün süren bu yoğun ve kanlı muharebelerde İngiliz taarruzu tamamen başarısızlığa uğramıştır. Kireçtepe harekâtındaki başarısızlık, İngiliz 9’uncu Kolordu Komutanı General Stopford’un sonu olmuş; Lord Kitchener’ın 15 Ağustos tarihli telgrafıyla “Suvla Fiyaskosu”nun sorumlusu olarak Stopford görevden alınmıştır.

Kireçtepe Muharebesi boyunca Türk tarafının verdiği zayiatlar, askerî cerideler ve şehitlik kayıtları incelendiğinde muharebenin şiddetini açıkça ortaya koymaktadır. 15-16 Ağustos tarihlerinde zirveye ulaşan iki günlük çetin çarpışmalarda Türk kuvvetlerinin toplam zayiatı; 3 subay ile 315 er şehit, 8 subay ile 1.238 er yaralı ve 2 subay ile 85 er kayıp olmak üzere toplam 1.696 kişi olarak kayıtlara geçmiştir. Bu genel tablonun yanı sıra muharebenin ilk günlerinden itibaren cephenin yükünü omuzlayan Gelibolu Seyyar Jandarma Taburu, yalnızca 15 Ağustos günkü şiddetli savunmasında 103 şehit, 189 yaralı ve 56 kayıp vermiştir. Millî Savunma Bakanlığı Şehitlerimiz kayıtlarına dayanan verilere göre ise Kireçtepe bölgesinde toplam 565 Türk askeri şehit olarak kaydedilebilmiştir (Gelibolu Seyyar Jandarma Taburu’ndan 95, Bursa Jandarma Taburu’ndan 6, 127’nci Alay’dan 72, 39’uncu Alay’dan 74, 19’uncu Alay’dan 15, 13’üncü Alay’dan 1, 17’nci Alay’dan 31, 1’inci Alay’dan 14 ve 126’ncı Alay’dan 85 kişi).

İtilaf Kuvvetleri cephesinde ise Kireçtepe ve uzantılarına yönelik yarma girişimleri boyunca İngiliz birlikleri sürekli ve ağır zayiatlar vererek erimişlerdir. Yalnızca 15-16 Ağustos tarihlerindeki taarruzlarda İngilizlerin kaybı 2.000 rakamına ulaşırken bu noktaya gelene kadar geçen günlerde de tugay ve tabur bazında ciddi kayıplar yaşanmıştır. Örneğin, 7 Ağustos’ta Kraliyet Munster Silahendazları 7’nci Taburu 2 subay ve 9 erini ölü, 2 subay ve 59 erini yaralı, 5 askerini kayıp olarak verirken aynı günlerde 6’ncı Kraliyet Inniskilling Silahendazları Taburu 1 subay ile 5 er ölü, 7 subay ile 66 er yaralı ve 21 kayıp rapor etmiştir. İlerleyen günlerde 12 Ağustos’taki çatışmalarda İngilizler toplamda 30’u subay olmak üzere 686 kişilik bir kayıp yaşamış, 14 Ağustos’ta ise 6’ncı Kraliyet Dublin Silahendazları Taburu tek başına 259 ölü ve çok sayıda yaralı vererek ağır bir yıkıma uğramıştır. 15 Ağustos’taki genel taarruz esnasında ise güneyden Havantepe’ye saldıran General Winton komutasındaki 162’nci Tugay 27 subay ve 900 askerini kaybederken 5’inci Kraliyet Inniskilling Silahendazları Taburu 7 subay ve 28 er ölü, 13 subay ve 230 er yaralı, 78 kayıp bildirerek İngiliz ordusunun Kireçtepe’de maruz kaldığı ağır operasyonel tükenmişliği gözler önüne sermiştir.

Kireçtepe Muharebesi, Çanakkale Cephesi’nde komuta kademesinin inisiyatif alma, sevk ve idare yeteneğinin muharebe sonucunu nasıl doğrudan etkilediğinin en açık kanıtıdır. İngiliz Komutan General Stopford ve astlarının kararsızlığı, araziyi tanımamaları ve fırsatları değerlendirememeleri, İngilizler açısından “Suvla Fiyaskosu”nu doğurmuştur. Buna karşın Albay Mustafa Kemal’in Anafartalar Grup Komutanı olarak atanması, cephedeki durumsal farkındalığı en üst düzeye çıkarmıştır. Yüzbaşı Kadri Bey komutasındaki Gelibolu Seyyar Jandarma Taburu’nun kısıtlı cephane ve imkânlarla günlerce sürdürdüğü inatçı oyalama muharebeleri, Türk ordusuna hayati bir zaman kazandırmıştır. Mustafa Kemal’in 16 Ağustos’ta bizzat cephe hattına gelerek geri çekilme eğilimindeki birlikleri “Geçeceksiniz!” emriyle ateş hattına sürmesi, liderliğin harp sahasındaki tayin edici rolünün somut bir örneği olmuştur.

İtilaf Devletleri’nin Çanakkale’yi kuzeyden kuşatarak Akbaş Limanı’na inme stratejisi, Kireçtepe Muharebesi neticesinde kesin olarak çökmüş, Çanakkale Cephesi kapanana kadar her iki taraf da bulundukları hatlarda kalmıştır. İngiliz askerlerinin ve deniz topçusunun yoğun çabasına rağmen Türk askerlerinin araziye uygun taktikleri (özellikle el bombası kullanımı) ve sarsılmaz dirençleri sayesinde İngilizlerin Suvla’daki kuşatma planlarının nihai olarak başarısızlığa uğratıldığı en belirleyici çatışmalarından ve İtilaf güçlerinin psikolojik olarak yıkılarak Çanakkale’yi tahliye etmelerine giden sürecin en önemli yapı taşlarından biri olmuştur.

Kaynakça

Atatürk, Mustafa Kemal. Anafartalar Muharebeleri’ne Ait Tarihçe. Ankara: Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları, 2011.

Çalışlar, İzzettin ve İsmet Görgülü. On Yıllık Savaşın Günlüğü. İstanbul: Güncel Yayıncılık, 2007.

Demircioğlu, İsmail Hakkı. Osmanlı’dan Cumhuriyete Jandarma. Ankara: Berikan Yayın Evi, 2018.

Dinç, Bekir. “Çanakkale Savaşlarında Kireçtepe Muharebesi (06-16 Ağustos 1915).” (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Çankkale 2022.

Elbas, Aziz. Çanakkale Savaşlarında Bursa Seyyar Jandarma Taburu. Bursa: Akmat Akınoğlu Matbaacılık, 2014.

Birinci Dünya Savaşında Çanakkale Cephesi. C.V, K.III, Ankara: Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları, 2012.

Günal, F. Zerrin. “Kireçtepe Muharebelerinde Mustafa Kemal Atatürk’ün Rolü: ‘Geçeceksiniz’”. Aydın İnsan ve Toplum Dergisi. 2016, Sayı: 2;4

Işık, Hüseyin. Çanakkale ve İstiklal Savaşında Türk Jandarması. Ankara: Jandarma Basım Evi, 1974.

Işık, Hüseyin. Birinci Dünya Savaşında Seyyar Jandarma Birlikleri. Ankara: Jandarma Basım Evi Müdürlüğü, 1999.

Karataş, Murat. “Çanakkale Muharebeleri’nde Gelibolu Jandarma Taburunun Kireçtepe’deki Rolü (6-17 Ağustos 1915)”. Ankara: Berikan Yayınevi, 2018.

Oglander, General C.F. Aspınal. “Büyük Harbin Tarihi”, Çanakkale Gelibolu Askeri Harekâtı. C.II, İstanbul: Arma Yayınları, 2005.

Pala, İhsan. Kireçtepe ve Yakın Bölgesi Savaşları Norfolk Olayı. Çanakkale: Favori Reklam Ltd.Sti, 2012.

Tezcan, Yılmaz. 06-10 Ağustos 1915 Anafartalar Muharebeleri’nin Kazanılmasında Anafartalar Grup Komutanı Ku. Alb. Mustafa Kemal’in Ayak İzleri ve Komutanlık Sanatı. İstanbul: Harp Akademileri Komutanlığı Stratejik Araştırmalar Enstitüsü, 2015.

Tutkun, Mustafa Kemal. 100. Yılında Çanakkale Ruhu 1915. İstanbul: Kaynak Yayınları, 2015

Westlake, Ray. Çanakkale’de Savaşan İngiliz Alayları. Çev. Yusuf Serdar Demirtaş. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2019.

KİREÇTEPE MUHAREBESİ
Yazar: Bekir Dinç
Editör: Murat Karataş
Web Sitesi: Çanakkale Savaşları Ansiklopedisi
Yayımcı: Çanakkale Savaşları Enstitüsü Yayınları
Yayın Yeri ve Tarihi: İstanbul 2026
Erişim Tarihi: 2 Ağustos 2026