33’ÜNCÜ PİYADE ALAYI

A+ A- A
Yazdır | Bildir | Rastgele

Çanakkale Boğazı’nın kara savunması sorumluluğu 8 Şubat 1915’te oluşturulan 26 Mart 1915’ten itibaren Mareşal Liman von Sanders’in komutasındaki 5’inci Orduya verilmiş, Gelibolu yarımadasında Kavaksuyu ile Anadolu yakasında Beşigeler arası 150 km’lik kıyı şeridinde üç ayrı grup halinde tertiplenmiştir. 11’inci Tümen, Anadolu yakasında Tuğgeneral Erich Weber’in komutanı olduğu 15’inci Kolorduda görevlendirilmiştir. 15’inci Kolordunun karargâhı Calvert Çiftliği’ndedir ve Beşige-Kumkale kıyı şeridini korumakla görevlendirilmiştir.

Yarbay Ahmet Şevki Bey, 11’inci Tümene bağlı 33’üncü Piyade Alayının Komutanlığına 12 Ocak 1914’te atanmıştır. Mart ayı itibarıyla alayın ordugâhı Çanakkale’ye 36 km üzerinde bir mesafede olan Calvert Çiftliği’ne yakın Pınarbaşı’nda bulunmaktadır. Burası cepheye en uzak ordugâhtır.

Alayın 1’inci Tabur Komutanı Binbaşı Ali Faik Bey (atama Mart 1914), 2’nci Tabur Komutanı Binbaşı Rüşdî Bey ve 3’üncü Tabur Komutanı Binbaşı Besim Bey’dir.

26 Nisan 1915’te, 11’inci Tümen Komutanı Albay Rafet Bey’den alınan emir uyarınca, 33’üncü Alay Çanakkale üzerinden Maydos’a geçerek 3’üncü Kolordunun emrine girmek üzere, 04.40’ta hazırlanmış, 05.00’de Pınarbaşı’ndan ayrılmıştır. 1’inci Tabur mevcudu 1.039 (dört subay: bir binbaşı, bir yüzbaşı, iki teğmen), 2’nci Tabur mevcudu 1.037 (sekiz subay: bir binbaşı, üç yüzbaşı, dört teğmen), 3‘üncü Tabur mevcudu 924 (üç subay: bir binbaşı, bir üsteğmen, bir teğmen) toplam 3.000 kişidir (diğerleri ile toplam 3.637 kişi ve 400 hayvan). 33’üncü Alay Makineli Tüfek Bölüğü Geyikli’de 127’nci Alayın yanında kalmıştır.

Ani hareket emri nedeniyle askerler yemek alamamış̧, kumanyalara konulan ve ellerindeki yiyecekleri bile bırakmak zorunda kalmışlardır. Hayvan eksikliğinden dolayı sadece çok büyük ağırlıklar geride bırakılarak tüm küçük ve büyük ağırlıklarla hareket edilmiştir. Alay, karargâhtan iki kilometre mesafede bulunan Karaağaç Köprüsü yanında köprünün tamiri için yarım saat kadar beklemede kalmış, tamir sonrası muharebe ağırlıklarıyla beraber geçmiştir. Büyük ağırlıklar Sarımsak Köprüsü’nden (Sarımsaklı, Asilhan Bey Köprüsü) geçmiştir. 17.20’de Çanakkale’ye varılmış ve taburların sırasıyla vapurlarla sevkiyatına başlanmıştır. Geride bırakılan savaş malzemelerinin sevki için 3’üncü Kolordu Komutanlığına telgraf çekilmiştir.

1’inci Tabur 18.30’da Kilye İskelesi’nde karaya çıkmıştır. 1’inci Taburun Kilye’ye çıkışından sonra İtilaf Devletleri donanmasının Kilye Limanı’nda bulunan harp gemilerimize ateş ediyor olması sebebiyle alayın diğer iki taburunu taşıyan vapurların Kilye Limanı’na girmemesi emredilmiştir. 2’nci Tabur saat 19.30’da 3’üncü tabur ise 22.30’da yarımadaya varabilmiştir. 19.00’da Çanakkale’ye ulaşan büyük ağırlıklar da 3’üncü Taburdan sonra araba vapuruyla derhal sevk edilmiştir.

3’üncü Kolordu Komutanı Esad Paşa’ya (Mehmet Esad Bülkat) telefonla bilgi verilmiş ve “Alayın Bigalı civarındaki Maltepe’ye hareket etmesi, orada uygun bir yerde kalarak Bigalı’daki 19’uncu Tümen Komutanlığına başvurması ve varmalarıyla ile ilgili kolorduya da bilgi verilmesi.” emri 22.45’te alınınca alay, savaş malzemelerini dahi beklemeyerek, küçük ve büyük ağırlıklarını tüfekçi ve İmam efendilere bırakarak üç taburuyla harekete geçmiştir.

Kılavuzu takip eden alay, silahlanıp Bigalı istikâmetinde hareket etmiştir. Emniyetli bir yerde dinlenme emri alındığından, Kilye İskelesi’ne yarım saat kadar mesafede Söğütlü Çeşme’de üç buçuk saat kadar bekleme yapılmıştır. Askere sıcak yemek verilebilmesi için 19’uncu Tümen karargâhı ile temas kurulmuş ancak herhangi bir tedarikin imkansız olduğu bildirilmiştir. Hareket edildiğinde karanlık olduğu için yol şaşırılıp Bigalı köyü istikametine giden yol takip edilmiş, Bigalı köyüne bir kilometre kadar mesafeden geriye dönülmüş, Bigalı’dan kılavuz alınıp Maltepe’ye gece 00.30’da varılmıştır.

Hem alay yaveri hem de Bigalı’daki telefonla kolorduya hareket hakkında bilgi verilerek hareket şekli sorulmuştur. 19’uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Bey (Atatürk) Kocadere’de bulunduğundan, oraya gidilerek emrine girilmesi için emir alınmıştır. Kolordu ve tümen komutanlarının görüşmeleri sonrasında saat 03.00’ı bulmuştur.

19’uncu Tümen’den alınan yiyecek çok geç geldiği için piştikten sonra kazanlardan boşaltılmaya mecbur kalınarak 03.35’te harekete geçilmiş, Kocadere köyü yolu takip edilmiş, verilen rehberler eşliğinde Maltepe’nin altından Kocadere köyünden geçilerek bir vadi içerisinde duraklama yapılmıştır. 04.30’da Kocadere’nin batısındaki Palamutluk’a ulaşılmıştır.

19’uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Bey ile burada görüşülmüş, Arıburnu’ndaki kuvvetin 27 Nisan günü 05.00’da taarruz etmesi hakkındaki savaş emri 04.45’te alınmıştır. Bu emir uyarınca 33’üncü Alay bir yedek kuvvet olarak tümen komutanının emri altında, her yönden kolay ulaşılabilecek şekilde hazır olarak hareket gerisinde kalmıştır. 10.00’da askere ekmek ve zeytin dağıtılmıştır. Tümen komutanlığından alınan taarruz emri üzerine alay Kocadere’de hazırlık mevziine girmiş ve askerlere yedek cephaneleri dağıtılmıştır. İngiliz birlikleri bombardımana başlamış, top mermileri yakında olan Kocadere köyünü ve Arıburnu’na giden yolu aralıklarla bombardıman etmiş, alay dere içerisine çekilmiştir.

10.30’da tümen komutanının gözlemi sonucu, Kırmızısırt’ta bulunan düşmanın bir kısmının geriye doğru kaçmasından ve bir kısmının da arada beyaz flamalar göstermesinden teslim olacağı anlaşılmıştır. Fakat cephede, birinci hatta bulunan asker ve subayların bu durum karşısında zaman geçirdiklerini gören Yarbay Mustafa Kemal Bey, yanına gelmiş bulunan 33’üncü Alay Komutanına alaydan bir bölüğün Topçular Sırtı’ndan hızla hareket etmesi ve gidilecek yönü göstermek üzere alay yaverinin de bu bölükle beraber gitmesi emrini vermiş ve 3’üncü Taburdan 9’uncu Bölüğün görevlendirilme emri, alay komutanlığı tarafından tabur komutanlığına bildirilmiştir. 9’uncu Bölük Komutanı Yüzbaşı Safvet Efendi Alay Yaveri Remzi Efendi ile bölüğünü alarak 10.50’de hareket etmiştir.

14.00’da alınan sözlü emir üzerine 33’üncü Alayın ihtiyat hatlarına doğru ilerlemesi başlamış, 1,5 km kadar bir mesafe katedildikten sonra 1’inci ve 2’nci Taburlar numara sırasıyla Kemalyeri’nin solunda bulunan cebel bataryasının gerisindeki sırtlar üzerinde 15.02’de yerlerini almışlar, 3’üncü Tabur ise Palamutluk’tan Mersindere istikametine doğru hareket etmiştir. Yarım saat sonra 1 ve 3’üncü Taburlar Kabatepe istikametinin sol kanadında harbe katılmışlar, taarruz emri alarak Arıburnu istikametine hareket etmişlerdir. 2’nci Tabur ise yedekte kalmış, verilen emirle 18.30’da hareket ederek Kanlısrt’ın kuzeyindeki dereden Kırmızısırt-Sivritepe’ye taarruzla harbe katılmıştır.

İngiliz birlikleri Arıburnu’nda merkezde konuşlanmıştır. Türk cephesinin merkezinde Yarbay Şefik Bey komutasında 27’nci Alay, solunda Binbaşı Mehmet Münir Bey komutasında 72’nci Alay ve onun solunda Binbaşı Sâib Bey komutasında 77’nci Alay bulunmaktadır. 33’üncü Alayın 1’inci ve 3’üncü Taburları 27’nci Alay ve 72’nci Alayın arasında yer almış ve yarım ay biçiminde konuşlanan İngiliz birlikleri hatlarına Kanlısırt istikâmetinde taarruz etmiştir. 2’nci Tabur ise 27’nci Alayı takviye ile görevlendirilmiştir.

33’üncü Alay 1’inci Tabura ilk destek hattında olan 72’nci Alay ile düşman üzerine etkili bir saldırı yapma emri verilmiş ancak saldırı tüm cephede genel olacakken, 72’nci Alay Komutanı Binbaşı Mehmet Münir Bey sağ ve sol kanatları destekleyemeyeceğini 1’inci Tabur Komutanı Binbaşı Ali Faik Bey’e bildirmiştir. Bu tamamlanmamış saldırı sonucunda, 1’inci Taburdan üç bölüğe hatta kalarak açık bir düzende saldırmaları emredilmiş hem subaylar hem de askerler düşman hattını ele geçirmek için ileriye doğru atılmışlarsa da başarılı olamamışlardır. İlerlemeye devam edilmiş, fakat bu manevralar engel yaratan ağaç ve çalılıklar yanında birkaç subay ve bölük komutanının kaybı nedeniyle başarılı olamamıştır. Bu durumda, halihazırda subay eksikliği bulunan bölükler daha fazla zayiat vermişlerdir.

Ani olarak başlayan harekâtta sağ kanadı sarsılan ve çözülme beliren 33’üncü Alayın ileriye atılan subayları ve fedaileri ile durum düzeltilmiştir. Çatışmada taraflar birbirine girmiş, siperlerde süngü savaşı yapılmıştır. Süngü kullanmayı seven askerler sürekli ilerlemiş, saat 17.30 itibarıyla İngiliz birliklerinin sağ ve sol kanatları tamamıyla püskürtülmüş, bir gün önce ellerine geçen Kılıçbayırı ile birkaç kez el değiştiren Kanlısırt ve Kırmızısırt geri alınmıştır.

27 Nisan gecesi muharebe sabaha kadar devam etmiş ancak İngiliz birliklerini denize dökmek üzere iken İtilaf Devletleri gemilerinin yoğun ateşi ve projektör ışığı altında yaylım ateşini durdurmak mümkün olmamıştır. Bu durum, askerlerde birbirleri üzerine ateş açtıkları inancını oluşturmuş ve bir anlık karışıklık meydana gelmiştir. İngiliz birlikleri birkaç tepeyi ele geçirdiğinden yan ateşine tutulmadan üzerlerine ateş açmak mümkün olmamış, askerlere 200 ile 300 metre mesafeye çekilme emri verilmiştir. Bazı yüksek sırtlar elde edilmiş ve bulunulan mevkide tahkimat yapılmıştır.

33’üncü Alay, 27 Nisan taarruzuna 12 subay ve 3.000 askerle katılmış, muharebede mevcudundan subayların üçte ikisini ve askerlerin yarısını kaybetmiştir. Aynı gün savunmanın etkinliği kaybolmaya devam etmiş, taze kuvvetlere ihtiyaç gittikçe artmıştır. 01.10’da 72, 77 ve 33’üncü Alay Komutanları birlikte “önemli ve acil” notuyla tümen komutanlığından daha fazla kuvvet talep eden telgraf göndermişlerdir.

28 Nisan sabahı İngiliz birlikleri sağ kanadımız karşısında Yükseksırt’ın kıyıya ve güneye yönelik kısmında Kömürkapı deresi içinde yamaçlara tutunmuş, Türk birlikleri de Cesarettepesi’nde ve Karayörük deresine egemen sağrılarda konuşlanmıştır. 33’üncü Alay, iki taburuyla sol kanadı ve bir taburuyla da 27’nci Alayı takviye etmiştir.

27 Nisan gece çatışmalarında 33’üncü Alay 3’üncü Taburu ile 72’nci ve 77’nci Alaylarda düzensizlikler baş göstermiş, avcılar dışında özellikle Halep bölgesinden gelen Arap askerler savaşmaktan kaçıp ağaç altlarına sığınmış, çalılıklarda saklanmaya çalışmışlardır. 33’üncü Alay Komutanı Yarbay Ahmet Şevki Bey 28 Nisan 05.30’da firarın önlenemediğini tümen komutanlığına bildirmiştir. Yarbay Mustafa Kemal Bey, gönderdiği telgraflarla saat 05.20’de 72’nci Alay Komutanının, saat 06.00’da ise Yarbay Ahmet Şevki Bey’in sol kanatta bulunan üç alayın emir komutasını almasını emretmiş ve yeni bir alayın da bölgesine sevk edileceğini bildirmiştir. Esad Paşa, takviye kuvvet kalmadığından dolayı yeni bir kuvvetin 19’uncu Tümen bölgesine gönderilemeyeceğini söylemiş ve 19’uncu Tümen kuvvetlerinin bölgede İtilaf Devletleri kuvvetlerine karşı daha fazla olduğuna dikkat çekmiştir. Yarbay Amet Şevki Bey 12.05’te, geride bulunan subay ve askerlerin gayreti ile, kaçakların mevzilerine döndürüldüğünü 19’uncu Tümen Komutanlığına rapor etmiştir.

28 Nisan’da 27 Nisan gece çatışmalarında ele geçirilen tepelerden geri çekilmek zorunda kalınmış ve asıl siperlere dönülmüştür. Genelde tahkimatla meşgul olunmuştur. Sol Kanat Kuvvetleri Komutanı 33’üncü Alay Komutanı Yarbay Ahmet Şevki Bey, akşama kadar takviye kuvvetlerinin yetiştirilmesinin önemini 19’uncu Tümen Komutanlığına arz etmiştir. 15.20’de 125’inci Alaydan bir taburun gönderildiği cevabını almış, 125’inci Alay 1’inci Taburu da 16.00’dan sonra gelmiş Yarbay Ahmet Şevki Bey’in kumandasına girmiştir. Böylece Sol Kanat Kuvvetleri 72’nci Alay, 77’nci Alay, 33’üncü Alay 1 ve 3’üncü Taburları, 125’inci Alay 1’inci Taburundan oluşmuştur. Saat 18.00’da muharebeler tamamen durmuştur.

29 Nisan günü 05.30’da Yarbay Ahmet Şevki Bey, 72’nci Alay Komutanı Binbaşı Münir Bey ile mıntıkanın sağını teftiş ederken, Karayörük Deresi’nde ateş altında olan sahada uzakta yaralı birini görmüş, sıhhiye askerine gidip getirmesini emretmiş, kendisi de yardıma giderken göğsüne isabet eden bir mermi ile şehit olmuştur.

Yarbay Ahmet Şevki Bey’in şehadeti sonrası Sol Kanat Kuvvetleri Komutanlığına 72’nci Alay Komutanı Binbaşı Münir Bey, 06.00’dan önce atanmış ancak hemen sonra daha kıdemli olduğu anlaşılan 77’nci Alay Komutanı Binbaşı Sâib Bey görevlendirilmiştir. 33’üncü Alay 2’nci Tabur Komutanı Binbaşı Rüşdî Bey, alayın en kıdemli binbaşısı sıfatı ile emir alınıncaya kadar alayın emir ve kumandasını der-uhde ettiğini (üstlendiğini) 19’uncu Tümen Komutanlığına bildirmiş ve onay verilmiştir. (Binbaşı Rüşdî Bey’in en kıdemli binbaşı olup olmadığı belgelenememiştir.) Saat 08.15’te sol kanat komutanı olarak 77’nci Alay Komutanı Binbaşı Sâib Bey, “33’üncü Alaya 1’inci Tabur Komutanı Binbaşı Fâik Bey’in vekâletinin tebliğ edildiğini” 19’uncu Tümen Komutanlığına bildirmiştir. Alay komutanlığına atanan Binbaşı Ali Faik Bey’in yerine 1’inci Tabur Komutanlığına Binbaşı Ali Rıza Bey getirilmiştir.

29 Nisan günü saat 04.25’te Binbaşı Sâib Bey’in tümen komutanlığına bildirimine göre sol kanat kuvvetlerinin mevcudu yetersiz olup, birlikler çok kayıp vermişler ve bu sebeple de kısmen moralleri sarsılmıştır. İngiliz birliklerinin ateşi çok etkili olmakta, Türk topçusunun şarapnel atışı ise kısa düşmekte hatta kendi askerlerinin üzerine gelmektedir. Saat 05.30’da Türk kuvvetlerine genel cepheden de taarruz emri verilmiştir.

33’üncü Alay karargâhı, Kırmızısırt’ın doğusunda Siperlitepe civarındadır. 33’üncü Alayın 2’nci Taburu Sağ Kanat Komutanlığı emrinde Siperlitepe’de (Kırmızısırt’ın doğusunda) ve 1 ve 3’üncü Taburlar Kanlısırt’ta Sol Kanat Komutanlığı emrindedir.

Binbaşı Ali Faik Bey, Sol Kanat Kuvvetler Komutanı Binbaşı Sâib Bey’e sol kanatlarına yerleşmiş olması gereken 125’inci Alayın 1’inci Taburunun yerinde olmadığını, 33’üncü Alayın 2’nci Taburu ile 27’nci Alayın 3’üncü Taburunun sağ kanadı desteklemeleri gerektiğini, 33’üncü Alayın 2’nci Taburunun sağ kanatta konuşlandığını, her iki taburun 77’ici Alayın yedeği olacağını rapor etmiştir. Raporunda; 125’inci Alayın taburunun ileri mevkide ve kendileri ile temasta bulunmalarının büyük önemi olduğunu ve bu yönde kesin emir verilmesi gerektiğini vurgulamış, 14.30’da da halâ bu tabur yerini almadığı için araştırılmasını istemiş ve 17.40’ta bu talebini tekrarlamıştır.

Binbaşı Ali Faik Bey’in raporunda 250 kişi olması gereken bölük mevcutlarının, keskin nişancılardan bir manga dahil, 150 kişi olduğu da yer almaktadır. Bölüklerin yüzer asker eksik olması görevleri aksatmıştır. Ayrıca her bölükten 10 kişiden oluşan bir manganın keskin nişancı olarak görevlendirilmesi iki taburdan 60 askerin daha azalmasını gerektirmiştir.

Binbaşı Ali Faik Bey 29 Nisan öğleden sonra Siperlitepe mevkiindedir. Siperlitepe’den yaptığı gündüz gözetleme neticesinde İngiliz birliklerinin, merkez ve sağ kanattan toplanmakta ve tahkimatta olduğunu bildirmiştir.

Binbaşı Ali Faik Bey, 06.15’te Topçu Birliği Komutanına gönderdiği çok acil telgrafında; “Donanmamız ileri hatlarımızı şiddetli bir şekilde bombardımana tutuyor, lütfen acil çözüm.” talebini iletmiş, saat 06.00’da sahra bataryalarımızın ateşi 15 askerimizin yaralanmasına ve iki askerimizin ölümüne neden olunca “Bu ayıplanacak olaya kim sebep olduysa, kanunen cezalandırılmasını.” istemiştir. Saat 07.00’de İngiliz birlikleri bütün cephe ve kanatlardan piyade hücumuna geçmiş, sahilde de 30’un üzerinde nakliye gemisi yer almıştır. İngiliz birlikleri gündüz-gece soldan-sağa kum torbaları kullanarak siperler ve tahkimat inşa etmiştir.

30 Nisan saat 06.30’da Yarbay Mustafa Kemal Bey gerektiğinde ortak amaç için kullanmak uygundur diyerek, Binbaşı Münir Bey’in 72’’nci Alayla beraber 33’üncü Alay Komutanlığını da deruhte etmesini bildirmiştir.

Yarbay Mustafa Kemal Bey, 1 Mayıs’ta İngiliz birliklerini (ANZAK, Australia and New Zeland Army Corps ‘Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusu’) kuvvetlerini denize dökmek için kesin bir taarruz kararı almış ve alay komutanlarını toplayarak sözlü olarak cephenin her yerinden taarruz ve karşı birliklerin olası çıkarma yapacağı bölgede mümkün olan en kısa sürede imha edilmesi emrini vermiştir.

30 Nisan 1915 Cuma günü öğleden sonra İngiliz birliklerinin sol tarafa bir hareketi beklenmektedir. 33’üncü Alay Komutanı Binbaşı Ali Faik Bey siperde karşı tarafın hareketini gözetlerken, alnına isabet eden bir piyade mermisiyle şehit olmuştur.

30 Nisan akşamı 33’üncü Alay Güney Kanatta, Kırmızısırt-Kanlısırt’ta, yerini almıştır. Bölgede bir tümenin yönetemeyeceği kadar kuvvet biriktiği için bulundukları kesimlerdeki topluluklarına göre kol teşkilatı oluşturulmuş ve başlarına bir komutan getirilmiştir. 33’üncü Alayın bulunduğu sol kanat kolunun komutanlığına Yarbay Mehmed Şefik Bey atanmıştır. 1 Mayıs’ta 33’üncü Alay Komutanlığına Binbaşı Rüşdî Bey vekâleten atanmıştır. (33’üncü Alay Harp Takrirlerinde atamanın 29 Nisan’da yapıldığı yer almakta, 2’nci Tabur Ceridesi “Mülahazalar” kısmında ise 1 Mayıs olarak belirtilmektedir. Bu iki kaynaktaki çelişkili atıflar dışında Binbaşı Rüşdî Bey’in atanması ile ilgili bir belgeye rastlanmamıştır. 2 Mayıs’ta Binbaşı Vâhid Bey 33’üncü Alay Komutanlığına atanmıştır.)

1 Mayıs günü saat 04.15’te sol kanat komutanlığı tarafından 33’üncü Alay Komutanına şafak vakti 05.00’te yapılacak taarruz emri yazdırılmıştır. 33’üncü Alay üç taburu ile 19’uncu Tümenin sol kanat kuvvetlerinde yer almış, alaya bir takım da istihkâm askeri ilave edilmiştir. Alay komutanı yanında bulunan tabur komutanlarına, sol kanatta bulunan 1 ve 3’üncü Taburların tamamen cepheye yayılmış olmalarından dolayı kendi bulundukları cephe yönünden saat 05.00’da taarruza katılacakları, yalnız Siperlitepe’de bulunan 2’nci Taburun bırakacağı bir bölük ve istihkâm takımının şimdilik yedek kuvvet olarak Siperlitepe civarında bulunacağı, taburun diğer bölüklerinin de diğer taburlarla beraber kendi cephe yönünde ve belirlenen saatte taarruza başlayacakları, bağlantının sağdaki 2’nci Taburdan olacağı ve alay karargahının Siperlitepe’de bulunacağı hakkındaki savaş ve taarruz emrini bildirmiş, birlik komutanları taburlarının başına geçmişlerdir.

Tüm cephe hattında yapılacak genel bir taarruza karar verilen 1 Mayıs günü saat 04.30’da İngiliz taarruzu, saat 05.00’da  Türk taarruzu başlamıştır. Türk birlikleri taarruzunun ağırlık noktası, Arıburnu Cephesi’nin merkezinde yer alan Bombasırtı-Merkeztepe hattıdır. Bu mevkiye 14’üncü Alayın yaptığı taarruzda, bütün kuvvetlerin desteğine rağmen, ilerleme kaydedilememiştir. 14’üncü Alay Komutanı Yarbay Ali Rıfat Bey, Türk topçu gruplarından birinin 14’üncü Alayın solunun ilerisinde bulunan 33’üncü Alayın işgal ettiği sırta ateş ettiğini ve kısa düşen mermilerin askerleri etkilediğini 19’uncu Tümen Komutanına bildirerek önlenmesi için emir verilmesini talep etmiştir.

33’üncü Alayın her birliği saat 05.00’te kendi hedefine yüksek şiddette bir piyade ateşi açmış, kısa bir süre ateşten sonra taburlar kısım kısım taarruza geçmeğe başlamışlardır. Siperlitepe’de bulunan Yüzbaşı Şerif Efendi komutasında 2’nci Tabur cephesi önündeki arazi açık kalmış, ilk harekette siperler önünde 1 ve 3’üncü Bölüklerin siperlerinden yaklaşık olarak 15-20 metre ileride, 20-30 asker şehit olmuş veya yaralanmış, buna rağmen subay ve askerler gayreti kırılmadan ilerlemişlerdir. Kısım kısım geçilen bu arazide 2’nci Tabur cephesinde 150 ve 3 ve 1’inci Tabur cephelerinde de 80 metreye yakın bir arazi kazanılmış, bu harekât saat 09.00’a kadar devam etmiştir. Harekâttaki şehit ve yaralıların çok olmasının sebebi; topçu ateşiyle yeterince ezilememesinden dolayı İngiliz birliklerinin Türk askerlerini piyade ve makinalı tüfeklerle serbestçe etkili ateş altında tutması olmuştur.

Saat 08.10’da 72’nci Alay Komutanı Binbaşı Mehmed Münîr Bey Kabatepe’den 27’nci Alay 2’nci Taburunun her nedense gelmediğini, elindeki iki taburdan birini 33’üncü Alayın solunda olmak üzere taarruz emri verdiğini mıntıka komutanına bildirdiğini tümen komutanına rapor etmiştir. Yarbay Mehmed Şefik Bey, 33’üncü Alayın ilerlemesinin desteklenmesi için 14’üncü Alay makineli tüfek bölüğünden bir takımın katılmasını talep etmiştir.

Saat 10.00’da ilerlemiş olan birliklerin bulunduğu mevkideki cephede İngiliz birlikleri ile olan mesafe, değişiklik göstermekle birlikte, ortalama olarak 150 metre olmasından dolayı, taburlar bir siper meydana getirmeden savaşmak zorunda kalmışlar ve mecburen ilerlemişlerdir.

Saat 11.20’de Sol Kanat Kuvvetleri Komutanı Yarbay Mehmed Şefik Bey, 33’üncü Alayın kazandığı yaklaşık 300 metrelik mesafenin korunması için tahkimât yaptığını ve ilerlemeye devam etmesi emrini verdiğini, makineli tüfeklerin ileriye sürülerek ateş etmeleri üzerine tümünün yaylarının kırılması sonucu bir kez daha taarruzun başarısız olduğunu tümen komutanlığına bildirmiştir. Muharebeye katılması gereken 27’nci Alayın 2’nci Taburunun ise nerede olduğu tesbit edilememiş yerine 125’inci Alaydan bir tabur gönderilmiş ise de 27’nci Alay taburu saat 12.00 civarında gelmiştir. Komutan Vekili Üsteğmen Cevâd Efendi komutasındaki 12 asker mevcutlu 33’üncü Alay 3’üncü Taburu sahili gören siperlerden birisini ele geçirmiş, böylece diğer kuvvetlerin hareketi sağlanmıştır. Merkez ve Sol Kanat Kuvvetleri 125’inci Alayın iki taburu ve 15’inci Alayla takviye edilen 14 ve 33’üncü Alaylar Boyun noktasına, Kırmızısırt’ın batısında kazandıkları mesafelerle zaten yakın olan İngiliz birlikleri mevzilerine daha çok yaklaşmışlardır. Türk topçu atışlarının kısa düşüp kendi askerlerini vurması ise devam etmiştir. Saat 12.00’de bütün savaş alanında taarruzun kuvveti kırılmıştır.

Bu esnada biraz daha ilerlemek isteyen 1 ve 3’üncü Tabur Bölüklerinden bir kısım, Kanlısırt’ın doğusundaki dereden yararlanarak 20-30 metrelik bir arazi daha kazanmış ve orada bir diz siperi meydana getirmişse de, Kanlısırt’ta bulunan İngiliz birlikleri makineli tüfeklerinin açtığı ateş ile birçoğu şehit olmuştur.

Saat 18.30 itibarıyla sol kanatta 27’nci Alay 2’nci Taburu tamamen elden çıkmış, 125’nci Alay Taburları karmakarışıktır. 33’üncü Alay da harbe girmiş olduğundan düzenden çıkmıştır. Arıburnu’ndaki Anzaklara ait yakalanan bir telsiz raporundan ANZAK Kolordusunun taarruzlarımızdan yakındığı ve takviye kuvvet istediği öğrenilmiştir. Bunun üzerine küçük ihtiyat kuvvetlerinin de katılımıyla taarruza devam edilmiştir. Akşama kadar yeni birliklerin katılımıyla canlandırılan taarruzlar, iyi tahkim edilmiş, üstün ateş gücü olan ANZAK birlikleri mevzilerine karşı etkili olamamıştır. Yarbay Mustafa Kemal Bey’in emriyle gece boyunca bütün cephede sürdürülen taarruzlarda ağır kayıplar verilmiş ancak başarılı olunamamıştır.Türk birlikleri mevcudunun üçte birini (6.000 asker) kaybetmiştir. 33’üncü Alayın kaybı 7 subay ve 361 askerdir. Bu taarruzlarda tek başarı cephe hattımızın ANZAK mevzilerine iyice yaklaşmış olması, 200-500 metreden 50-200 metreye inmesidir. Bombasırtı-Merkeztepe hattında mesafe yer yer 5-10 metreye inmiştir.

2 Mayıs günü saat 03.00’ten itibaren gönderdiği emirlerle 19’uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Bey bütün cephelerdeki taarruzları durdurmuştur. Birkaç saat içinde ise yeni yapılacak taarruzun hazırlıkları başlamıştır.

Sol Kanat Kuvvetleri Komutanı Yarbay Mehmet Şefik Bey, Kanlısırt’ın batıya dönük yarım kuzey yüzü ile vadiye kadar olan kısmının 33’üncü Alay tarafından tutulması emrini vermiştir. İngiliz birlikleri taarruzları hedefine ulaşamamış, karşılıklı siperlerde kalınmıştır. 33’üncü Alay siperlerin tahkimatı ile meşgul olmuştur.

Sol Kanat Komutanı Yarbay Mehmed Şefik Bey, 33’üncü Alayın ileri hatlarından dahi taarruzu kolaylaştırmak için yüce bir taarruz geliştirildiğini, yanlardan gelecek ateşi kendi üstlerine çekmelerine rağmen ciddi saldırıda bulunan kuvvetlerin etkili ve sürekli ateşten kurtarılamadığını rapor etmiştir. 2’nci Tabur bulunulan mevkideki siperleri güçlendirip 14’üncü Alay 11’inci Bölüğüne teslim etmiş ve geriye istirahate çekilmiştir. Yarbay Mehmed Şefik Bey saat 18.30’da tümen komutanlığından takviye kuvvet talebinde bulunmuştur.

24 saatten beri süren savaş askeri çok yorduğu, birliklerin birbirine karıştığı, komutanların birlikler üzerindeki emir komutası ve etkinlikleri azaldığı için, Yarbay Mustafa Kemal Bey yeni saldırı hazırlıkları yapmak üzere savaşı durdurmuştur. Saat 19.06’da yeni bir girişim hazırlığı için tümen emri vermiştir.

2 Mayıs günü atanan Binbaşı Vâhid Bey, 33’üncü Alay Komutanlığı görevini 3 Mayıs akşamı devralmıştır.

33’üncü Alayın 4 Mayıs’a kadar zayiatı: 7 şehit, 18 yaralı toplam 25 subay; 271 şehit, 893 yaralı, 309 kayıp toplam 1.473 erdir. Son iki günkü savaş birliklerin karışmasıyla sonuçlandığı için 4 Mayıs’ta birliklerin yeniden düzenlenmesi çalışmalarına önem verilmiştir. 1 Mayıs  çatışmalarında subaylarının üçte ikisini, askerlerinin yarısını kaybeden ve bazı bölükleri komutansız kalan 33’üncü Alayın da yeniden düzenlenmesi gerekmiş ancak her üç taburun Kanlısırt’ta birinci hatta bulunması bu düzenlemeyi imkânsız hale getirmiştir. 33’üncü Alay Komutanı Yarbay Vâhid Bey’in Arıburnu Kuvvetleri Sol Kanat Komutanlığına başvurması ile, alayın işgal ettiği bölgeden bir kısmının 125’inci Alaya teslim edilmesi sonucunda, bir tabur geri çekilmiş ve alayı düzenleme imkânı doğmuştur. Ancak asker mevcudu üç tabur oluşturmaya yetmemiştir. 3’üncü Taburda teğmen rütbesinde yalnız iki subay bulunduğundan ve birliklerin mevcut subay adedi bile her bölüğe komutan olarak bir subay tayinine yetebildiğinden alayın 3’üncü Taburu lağvedilmiş, bir çavuş, üç onbaşı ve 28 er geçici olarak diğer iki tabura verilmiştir. 5 Mayıs’ta yapılan bu düzenleme sonrası 33’üncü Alay 10 Mayıs’a kadar iki tabur halinde kalmıştır.

5’inci Ordu Komutanlığından, 5 Mayıs’ta verilen emir ile Türk birlikleri dört grup halinde yeniden düzenlenmiş, Arıburnu ve Anafartalar Kuvvetlerinden oluşan Kuzey Grubu Komutanlığına Tümgeneral Esad Paşa görevlendirilmiştir. Bu grubun emrine 19, 5 ve 16’ncı Tümenler verilmiştir. 5 Mayıs’tan itibaren kol düzeni de değiştirilmiş ve aynı kesimlerdeki komutanlıklara kuvvet komutanı denilmiş, Yarbay Mustafa Kemal Bey Arıburnu Kuvvetleri Komutanı adını almıştır.

Kuzey Grubu ve 3’üncü Kolordu Komutanı Esad Paşa’nın Kocadere’den 5 Mayıs 20.45’te verdiği 15 numaralı kolordu emriyle; 6 Mayıs’ta yapılacak saldırı sırasında 33’üncü Alay (siperlerde bıraktığı erler ve makineli tüfekler dışında) kolordu karargâhı çevresinde gösterilen yerde kolordu ihtiyatı olarak kalmıştır.

6 Mayıs’ta Yarbay Mustafa Kemal Bey’in saat 09.15’te Sol Kanat Kuvvetleri Komutanlığına gönderdiği emir ile, 33’üncü Alay Komutanı Binbaşı Vâhid Bey’in mıntıka komutanlığı eşliğinde kalmayacağı, alayının emir ve komutasının başına geçeceği ve 72’nci Alay Komutanı Binbaşı Münîr Bey’in de kendi alayına kumanda edeceği bildirilmiştir.

Savaş durumunun gerekleri olarak, 12 Nisan’dan beri Arıburnu cephesine gönderilen bir kolordudan çok kuvvetin 19’uncu Tümen adı altında sevk ve idare edilmesinin uygun olmayacağı görüşü ile Arıburnu Kuvvetleri adı altında anılması uygun görülmüş ve komutanlığına 8 Mayıs’ta Yarbay Mustafa Kemal Bey getirilmiştir. Arıburnu Kuvvetleri altı grup olarak savaş düzenine geçmiş, 33’üncü Alay Sol Kanat Kuvvetleri altında yer almıştır.

10 Mayıs’tan itibaren 33’üncü Alayın işgali altındaki Kanlısırt’ta güçlendirme çalışmaları devam etmiştir. 12 Mayıs’ta 33’üncü Alaya 1.000 asker ikmal gönderilmiş, birlik kadrolarının kesinlikle bozulmaması ayrıca bildirildiğinden, tabur yaverleri ve yemeklerden sorumlu askerler bile bölüklere verilerek üç tabur yeniden düzenlenmiş ve biri yüksek rütbeli olmak üzere alayda mevcut 15 subay tabur ve bölüklere tayin edilmiştir.

17 Mayıs’ta 3’üncü Kolordu ve Kuzey Grubu Komutanı Esad Paşa karargâhını Maltepe’den Kemalyeri’ne taşımış, aynı gün Yarbay Mustafa Kemal Bey de bu mevkiden Conkbayırı yakınlarına karargâhını taşıyarak yer değiştirmiştir.

33’üncü Alay 17 Mayıs 1915 akşamı Kuzey Grubu Sol Kanadı oluşturan 16’ncı Tümene katıldığından dolayı 19’uncu Tümenin savaş düzeninden çıkmış, 18-19 Mayıs gecesi yapılan hücuma 16’ncı Tümen ile katılması emri verilmiştir. Güneş doğduktan sonra alınan ikinci bir emirle 33’üncü Alay işgal edilen Kanlısırt’ı 2’nci Tümene teslim ederek, bildirildiği üzere kolordunun yedeğini oluşturmak üzere Mersinderesi’ne çekilmiştir. 16’ncı Tümen savaş düzeninden çıkmıştır. Çanakkale Cephesinin en kanlı taarruzu 19 Mayıs’ta bütün cephede dört tümenle yapılmış, 6,5 saatte Türk mevcudunun yüzde 30’u erimiştir.

Kuzey Grubu Komutanı Esad Paşa’nın 27 Mayıs saat 09.30’da verdiği emir ile 33’üncü Alay yine kolordu yedeği olarak Anafarta Mıntıkası Komutanlığı emrine verilmiş ve ordugâhını Matenderesi’ne nakletmiştir. 33’üncü Alaydan bir taburun Kurt Geçidi’ne doğru ileri gönderileceği ve alayın tümenle iletişimde olacağı 19’uncu Tümen Komutanlığına bildirilmiştir.

Yarbay Mustafa Kemal Bey aynı gün saat 21.35’teki tümen emrinde; 33’üncü Alayın Çatlakdere kuzeyindeki sırt gerisinde bulunan bölümünün kendi emri olmadıkça görevlendirilmemesi ve yedekte bırakılmasını emretmiş, Anafartalar Mıntıkası Komutanlığının savaşan birliklerinin eksik cephaneyi 33’üncü Alayın bu birliklerinden temin edebileceğini bildirmiştir.

31 Mayıs günü Kemalyeri’nden 07.30’da Kuzey Grubu Komutanı Esad Paşa, 19’uncu Tümen Komutanlığına 33’üncü Alayın Ağılderesi yönünde toplanmasını bildirmiştir. Aynı gün, Kuzey Grubu Komutanlığına gönderdiği durum raporunda Yarbay Mustafa Kemal Bey; Anafartalar Mıntıkası Komutanı Yarbay İrfân Beyin kendiliğinden görevlendirdiği 33’üncü Alayın, diğer taburlarının geride bırakılarak işe karıştırılmaması gerektiğini bildirmiştir. Sonunda 33’üncü Alayın bazı birliklerinin de katıldığı taarruzla İngiliz birlikleri Çatalderesi-Mahmuzsırt hattından geri atılmıştır.

33’üncü Alay Komutanlığına 18 Haziran 1915 tarihinde Yarbay Mehmet İrfan Bey (Durukan) atanmış, 25 Haziran 1915’e kadar görevi sürdürmüştür.

21 Haziran’da 33’üncü Alay, Weber Paşanın komutasındaki Güney Grubunda yer alan Albay Refet Bey komutasında 11’inci Tümene bağlanmıştır. Zığındere bölgesini savunmakla görevli 11’inci Tümenin savunma düzenine güre; 33’üncü Alay birinci hatta mevzilenmiştir. 33’üncü Alayın 1’inci Taburu, cephe hattının yakın gerisinde (33’üncü Alayın ortası gerisinde) ihtiyattadır.

26 Haziran 1915’te 33’üncü Alay Komutanı Yarbay Mehmet İrfan Bey’in 19’uncu Alay Komutanı Yarbay Sabri Bey ile yer değiştirmeleri uygun görülmüştür.

28 Haziran sabahı 33’üncü Alay Anafarta Mıntıkası Komutanlığının emrinde kolordu ihtiyatı olarak Matikderesi’ne gelmiştir. Saat 02.00’de aralıklı olarak başlayan İtilaf Devletleri kuvvetlerinin kara ve gemi topları 09.00’dan itibaren gittikçe artan bir şiddetle cepheden ve yandan Türk siperlerini ateş altına almaya başlamıştır. Bu bombardımanın bir taarruz başlangıcı olabileceğini 33’üncü Alay Komutanı Yarbay Sabri Bey ilk önce sezmiş, saat 09.20’de 11’inci Tümen Komutanlığına gönderdiği raporuyla bildirmiştir.

09.55’te, kruvazör eşliğinde gelen bir gemiden balon uçurulmuştur. Bu balon aracılığıyla İngiliz birlikleri, saat 10.20’den itibaren deniz ve karadan Zığındere’nin iki tarafından 33’üncü Alayın 2’nci ve 3’üncü Tabur mevzilerini yoğun ve ezici bir topçu ateşine tutmuştur. Mevziler ve ilerisindeki tel engelleri yerle bir olmuş, telefon hatları kopmuş dolayısı ile haberleşme olanağı kalmamıştır. 3’üncü Tabur, barınılmaz hale gelen mevzilerini boşaltarak geriye çekilmiş, ihtiyattaki tabur ikinci hat siperlerine yerleştirilmiştir.

Saat 11.00’de İngiliz birlikleri 15.000 kişilik bir kuvvetle, toplam 8.000 askerle tutulan Türk mevzilerine taarruza geçmiştir. İngiliz birliklerinin ilerlemesini önlemek üzere 33’üncü Alayın 1’inci Taburu ikinci savunma hattına gönderilmiştir.

Saat 11.30’da  İngilizler yeni kuvvetlerle taarruzu takviye etmeye başlamış, hızla ilerleyen bu kuvvetler birinci Türk savunma hattını ve setir hendeklerini ele geçirmiştir. 33’üncü Alay Komutanı Yarbay Sabri Bey, düzensiz bir şekilde çekilmekte olan birlikleri desteklemek için ihtiyat taburuyla müdahale zorunda kalmış, savunma düzenini güçlükle koruyabilmiştir. Bu sırada, harp gemilerinin yakın ateş desteği ile kıyıdan ilerlemekte olan 29’uncu Hint Piyade Tugayı Triyandafil Çiftliği dolaylarına kadar sokulmuş, burada bulunan bir bölüklük Türk kuvveti mevzisini bırakarak geri çekilmiştir. Bunun üzerine 11’inci Tümen Komutanı Albay Mustafa Kemal Bey 33’üncü Alay Komutanlığına “Emre uymayanları kurşuna diziniz. Hattın her ne olursa olsun geri alınmasını sizden beklerim.” emrini vermiştir. Elde kalan birkaç bölük de Triyandafil Çiftliği yönüne gönderilmiştir. Bu sırada 33’üncü Alayın komutan ve subayları büyük çabalar ve fedakârlıkla, düzensiz duruma giren çekilmeyi kontrolleri altına almış ve Türk kuvvetlerini ikinci hatta durdurarak savunma için düzenlemeyi başarmışlardır.

28 Haziran gece taarruzuna, 16’ncı Piyade Alayı ile 11’inci Tümenin 33’üncü Alayının 1’inci Taburu katılmıştır. Taarruz sabaha kadar birkaç kez yenilendiği halde başarılı olunamamıştır. İki gündür yapılan şiddetli muharebe nedeniyle 33’üncü Alay çok kayıp vermiş ve yorgun düşmüştür. 29 Haziran’da 33’üncü Alay mevcudu; 1’inci Tabur 4 subay 417 er, 2’inci Taburu 4 subay 274 er ve 3’üncü Taburu 3 subay 237 er toplam 939 kişidir.

29 Haziran gece yarısına doğru cepheden taarruz eden 33’üncü Alayın 1’inci Taburu ile 16’ncı Alayın 1’inci Taburu, İngiliz birliklerinin ele geçirdiği ve tel engellerle takviye ettiği irtibat hendeğiyle bir kısım siperlerine girmeyi başarmışlar ve 30 Haziran saat 00.45’te eski ikinci hat siperlerine kadar ilerleyerek burayı ele geçirmişlerdir. 30 Haziran’da saat 05.00’te başlayan İngiliz birliklerinin iki taarruzu da geri püskürtülmüştür.

Dere vadisinden ilerleyen İngiliz birlikleri buradaki Türk ileri postalarını işgal ettiyse de derenin iki tarafındaki açık arazide ilerleyenler Türk savunması karşısında daha ileri gitmeyi başaramamıştır. Hücumlarını ısrarla devam ettiren İngilizler, bilhassa Zığındere ile deniz arasında bulunan sırt üzerinde ilerleyerek bazı Türk siper hatlarını ele geçirmiştir. Cepheyi tutan 33’üncü Alay, takviye olarak gelen 16’ncı Alayla birlikte Keçi Deresi mıntıkasını tutarak İngiliz birliklerinin ilerlemesini durdurmuştur.

28 Haziran’da başlayarak 5 Temmuz’a kadar devam eden Zığındere Muharebeleri, Çanakkale’de yaşanan en kanlı muharebelerden biri olmuş, 33’üncü Alay en kritik hatlarda (Triyandafil Çiftliği) yer almıştır. Bu süre zarfında Türk tarafının kaybı, şehit ve yaralı olarak 16.000’i bulmuştur.

Yarbay Vahit Bey 5 Temmuz’da 33’üncü Alay Komutanlığına atanmış ve görevini 8 Ağustos’a kadar sürdürmüştür.

Temmuz ayının ortasıyla Ağustos ayı başına kadar 5’inci Ordu altı gruptan oluşmuştur. Karargâhı Calvert Çftliği’nde bulunan Asya Grubu Komutanı Mehmet Ali Paşa bir süre sonra ordu ihtiyatına alınacağı düşüncesi ile 11’inci Tümene savunmada aktif görev vermemiştir. 33’üncü Alay, Asya yakasına geçirilip Pınarbaşı-Sarıçalı bölgesinde toplu halde tutulan 11’inci Tümen Karargâhıyla Pınarbaşı’nda yer almıştır.

Asya yakasından kuvvet çekme kararı alan 5’inci Ordu Komutanı Liman von Sanders Paşa, 7 Ağustos 1915’te Asya Grubu Komutanı Mehmet Ali Paşa’ya ilk olarak 11’inci Tümenin 33’üncü Alayıyla 11’inci Topçu Alayından 5’inci Bataryanın harekete geçirilmesi emrini vermiştir. Bu emirde, Akbaş’a çıkacak alayın Kuzey Grubu emrine gireceği ve geçişten sonra, Kocaçimen doğrultusunda hareket etmesi de belirtilmiştir. Liman von Sanders Paşa daha sonra 11’inci Tümenin tümünü yarımadaya geçirmiş ve tüm bölgeler arasında oldukça geniş ölçüde kuvvet kaydırmaları yapmıştır.

7 Ağustos gecesi cephenin genel durumu ve birliklerin birbirine karışması gözönüne alınarak 5’inci Ordu Komutanlığının emri ile Kuzey Grubunda düzenlemelere gidilmiştir. Gece yarısından hemen önce Anafarta’ya gelen Grup Komutanı Albay Fevzi Bey, 4’üncü Tümen Komutanı Yarbay Cemil Bey’e Kocaçimen Bölgesi Komutanı olarak kendisine bağlandığını, 8 Ağustos’ta 7 ve 12’nci Tümenlerle Anafartalar’dan taarruz edileceğinden emrine 11’inci Tümen 33’üncü Alay ile 11’inci Topçu Alayı 5’inci Bataryasının verildiğini bildirmiştir. Yarbay Sabri Bey (Alman Sabri), yer değişimi ile, 8 Ağustos’ta 33’üncü Alay Komutanlığını devr almış ve görevini 5 Aralık’a kadar sürdürmüştür.

8 Ağustos’ta saat 04.40’ta İngiliz birlikleri taarruza kalkmışlar, Conkbayırı’na doğru ilerlemeye başlamışlar ve Şahinsırtı ile 161 Rakımlı Tepe’nin kuzey batısındaki alanı ele geçirmişlerdir. Bunun üzerine 4’üncü Tümen Komutanı Yarbay Cemil Bey, cepheye yeni ulaşan 33’üncü Alay 1’inci Taburu ile 25’inci Alayı ve bir bataryayı 64’üncü Alay Komutanı Yarbay Servet Bey’in emrine vermiş ve içine düşülen durumun düzeltilmesini bildirmiştir. Anafartalar Grubu Komutanı Albay Fevzi Bey’in emriyle 33’üncü Alayın diğer taburları da alay komutanı maiyetinde 4’üncü Tümen Karargâhı bölgesine alınmıştır. O gün Yarbay Cemil Bey komutasındaki birlikler İngiliz birliklerinin bütün taarruzlarını durdurmayı başarmıştır. 8’inci Tümenin Conkbayırı bölgesinde ise 33’üncü Alayın 2 ve 3’üncü Taburlarının da yer aldığı yaklaşık 12 tabur birbirine karışmış ve ağır zayiat vermiştir.

8 Ağustos günü saat 21.45’te alınan 5’inci Ordu Komutanı Liman von Sanders Paşa’nın emriyle, emrini yerine getirmediği için Anafartalar Grubu Komutanı görevden alınıp yerine Albay Mustafa Kemal Bey getirilmiştir. Aynı gece Albay Mustafa Kemal Bey Anafartalar Grubu Karargâhı Çamlıtekke’ye ulaşmıştır.

9 Ağustos’ta 33’üncü Alayın 3’üncü Taburu 4’üncü Tümen Komutanı emrinde Kocaçimen Tepesi kuzeyinde Kargılı Deresi başlangıcında, diğer bir taburu ise 9’uncu Tümende yer almıştır.

10 Ağustos günü saat 04.30’da Albay Mustafa Kemal Bey baskın şeklinde bir taarruza karar vermiştir. Dört saat mücadeleden sonra İngiliz birlikleri  Conkbayırı’ndan tamamen geri atılmış, ellerinde etkili olabilecek sadece Şahinsırt kalmıştır. Kanlısırt, Conkbayırı, Anafartalar ve 19’uncu Tümen cephesindeki beş günlük muharebelerde Türk kaybı 20.000’e, İngiliz kaybı 25.000’e ulaşmıştır.

9-17 Ağustos Kireçtepe Muharebelerinde Kireçtepe’de hâkim noktalar gerek sahilden çıkan yamaçlara karşı gerekse Sivritepe yönünde, Türk birliklerinin eline geçmiştir. 18 Ağustos’ta İngiliz birliklerinin Mestan Tepe-Kayacıkağılı arasındaki faaliyetlerine karşı bir tedbir olarak, 4’üncü Tümen cephesinde bulunan 33’üncü Alay, 7’nci Tümenin sağ tarafına Derviş Ali Kuyusu’na doğru ilerletilmiş, böylece 20 Ağustos’ta 9’uncu Tümenin bu cepheye yaklaşmasını sağlamıştır.

21 Ağustos’ta cephedeki birlikler yeniden düzenlenmiş, 33’üncü Alay 1’inci Taburu 4’üncü Tümene, diğer iki taburu ise 7’nci Tümene verilmiştir. İngiliz birliklerinin 7’nci Tümen cephesine 14.30’da başlayıp bir saat süren topçu ateşinden sonra taarruza geçmesi üzerine, 7’nci Tümen Komutanı ihtiyatı olan 33’üncü Alayın 3’üncü Taburunu kendisinden önce taarruza uğrayan 12’nci Tümenin sol kanadına göndermiştir.

23 Ağustos günü saat 17.00’de başlayan İngiliz birliklerinin Bomba Tepe taarruzunda, 21’inci Alayın 2 ve 3’üncü Taburları arasında bir bölüklük mevzileri ele geçirmeleri üzerine, tümen ihtiyatında bulunan 33’üncü Alay 1 ve 2’nci Taburları Bomba Tepe’ye yönlendirilmiş ve karşı taarruza geçmiştir. Bu zamana kadar İngiliz birlikleri işgal ettikleri siperlerde iyice yerleşmiş olduğundan ve karanlık basıncaya kadar şiddetli topçu ateşi nedeniyle karşı taarruz sonuç vermemiştir.

27/28 Ağustos gecesi İngiliz birliklerinin Mestan Tepe’den Yusufçuk Tepesi’ne doğru yaptığı taarruz girişimi piyade ateşiyle durdurulmuştur. Bu; Kayacıkağılı Muharebesinde Anafartalar bölgesinde yapılan son harekât olmuş, İngiliz kuvvetleri çekilip gidinceye kadar siper muharebeleri halinde sürmüştür. 28/29 Ağustos gecesi 33’üncü Alay 2 ve 3’üncü Taburları Abdurrahmanbayırı’na gönderilmiştir.

Ağustos 1915 sonunda, 6’ncı Tümen tarafından değiştirilen 7’nci Tümen dinlenmek ve düzenlenmek üzere Büyük Anafartalar doğusunda Çukurçeşme Deresi bölgesinde ihtiyata alınmıştır.

33’üncü Alay 3 Ekim’de Anafartalar bölgesinde Kireçtepe’ye gönderilmiştir. Aynı gün 11, 12 ve 9’uncu Tümenlerden kurulu kolordunun başına Albay Kannengiesser getirilmiş, bu kolorduya 27 Ekim’de 16’ncı Kolordu adı verilmiştir. Tüm bu günler süresince, Anafartalar ve Arıburnu cephesinde siper muharebeleri sürüp gitmiş ve özellikle Kayacıkağılı, Şahinsırti, Bombasırtı, Kırmızısırt ve Kanlısırt’ta şiddetli bomba ve lağım muharebeleri yapılmıştır.

Kasım ayının en önemli olaylarından biri, 26 Kasım saat 16.00 sıralarında başlayan lodos sonrası yağan yağmur ve ardından gelen sel ve don afeti olmuştur. 33’üncü Alayın bölgesi tamamen su baskınına uğramış, korunaklı mevkilerin çoğu yıkılmış, 11 er donmuştur.

7 Aralık’ta 5’inci Kolordu Komutanı Fevzi Paşa (Çakmak) Anafartalar Grup Komutanlığına atanmıştır. 10 Aralık’ta Albay Mustafa Kemal Bey rahatsızlığı nedeniyle tedavi ve istirahat için İstanbul’a hareket etmiştir.

Anafartalar ve Arıburnu bölgelerinden İtilaf Devletleri kuvvetlerinin tahliyesi 8 Aralık 1915’te, Seddülbahir bölgesinin tahliyesi ise 28 Aralık 1915’te başlamış 9 Ocak 1916 saat 03.45’e kadar sürmüştür. Geride bırakılan tüm katırlar öldürülmüş, malzemeler tahrip edilmiştir.

9 Ocak 1916 gün 107 sayılı ordu emriyle, 5’inci Ordunun büyük bölümü 20 Ocak’a kadar tahliye edilmiş, Çanakkale bölgesinde sadece Tuğgeneral Cevat Paşa komutasında 6’ncı Kolordu bırakılmıştır.

33’üncü Piyade Alayı, Çanakkale Muharebeleri boyunca çok hareket etmiş, savaşın en kritik bölgelerinde görev yapmış ve çok ağır kayıplara rağmen görevini sürdürmüştür. Birçok kez yeniden teşkil edilmesine ve komuta kademesinde önemli kayıplar yaşanmasına rağmen alay, savunma hatlarının korunmasında çok etkili rol oynamıştır. Gösterdiği üstün başarısından dolayı alayın sancağına madalya verilmiştir.

(Erdal Kabatepe, Çanakkale şehidi 33’üncü Alay Komutanı Binbaşı Ali Faik Bey’in torunudur.) 

Kaynakça

Atatürk, Mustafa Kemal. Arıburnu Muharebeleri Raporu. Ankara: Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları, 2011.

Australian Imperial Force Unit War Diaries, 1914-18 War. AWM, Australian War Memorial.

Bı̇rı̇ncı̇ Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesı̇ (25 Nisan 1915-04 Haziran 1915). C.V, K.I, Ankara: Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı, 2019.

Bı̇rı̇ncı̇ Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesı̇ (4 Haziran-09 Ocak 1916). C.V, K.III, Ankara: Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı, 2020.

Bı̇rı̇ncı̇ Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesı̇ (Haziran 1914-25 Nisan 1915). C.V, K.I, Ankara: Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı, 2019.

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri. 33’üncü Alay 1915-1916 Senesi̇ne Ai̇t Günlük Emi̇rler 33’üncü Pi̇yade Alayı 2’nci̇ Tabur 15 Ni̇san 1915- 5 Hazi̇ran 1915.

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri. 33’üncü Alay 2’nci̇ Tabur Harp Ceri̇desi̇ 27 Ni̇san 1915 İle Kasım 1915.

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri. Eski̇ 19’uncu Alay’ın ve 33’üncü Alay’ın 27 Ni̇san 1915 ve 17 Mayıs 1915 Tari̇hleri̇ndeki̇ Harp Yazıları.

Engin, Vahdettin ve Muzaffer Albayrak. Tarihin Akışını Değiştiren Savaş Çanakkale 1915. Çanakkale: Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Yayınları, 2022.

Görgülü, İsmet. On Yıllık Harbin Kadrosu (1912-1922). Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayını, 2014.

Kabatepe, Erdal. 33’üncü Alay Çanakkale’de. İstanbul: Vizyon Basımevi, 2026.

Kabatepe, Erdal. Ben Binbaşı Ali Faik Bey. İstanbul: Vizyon Basımevi, 2023.

Karataş, Murat. Haritalarla Çanakkale Savaşları-Gelibolu Yarımadası Kuzey Bölgesi Kara Muharebeleri. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım, 2007.

Osmanlı Belgelerinde Çanakkale Muharebeleri I. Ankara: Başbakanlık Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, 2005.

T.C. Genelkurmay Başkanlığı. 19. Tümen Cerideleri. C.I, Ankara: Genelkurmay Basımevi, 2015.

T.C. Genelkurmay Başkanlığı. 19. Tümen Cerideleri. C.II, Ankara: Genelkurmay Basımevi, 2015.

T.C. Genelkurmay Başkanlığı. 19. Tümen Cerideleri. C.III, Ankara: Genelkurmay Basımevi, 2015.

T.C. Genelkurmay Başkanlığı. 19. Tümen Cerideleri. C.IV, Ankara: Genelkurmay Basımevi, 2017.

T.C. Genelkurmay Başkanlığı. 19. Tümen Cerideleri. C.V, Ankara: Genelkurmay Basımevi, 2017.

T.C. Genelkurmay Başkanlığı. 19. Tümen Cerideleri. C.VI, Ankara: Genelkurmay Basımevi, 2017.

Türk Tarihindeki Kahramanlık Öyküleri. Ankara: Genelkurmay Basımevi, 2009.

33’ÜNCÜ PİYADE ALAYI
Yazar: Erdal Kabatepe
Editör: Murat Karataş
Web Sitesi: Çanakkale Savaşları Ansiklopedisi
Yayımcı: Çanakkale Savaşları Enstitüsü Yayınları
Yayın Yeri ve Tarihi: İstanbul 2026
Erişim Tarihi: 2 Ağustos 2026