ÇAKALTEPE BATARYASI

Yazar: Buğra Terzi
A+ A- A
Yazdır | Bildir | Rastgele

18 Mart 1915 tarihinde İtilaf Devletleri donanmasına karşı elde edilen büyük deniz zaferinin ardından Osmanlı ordusu, düşmanın Çanakkale Boğazı’nı yeniden geçme ihtimaline karşı kıyı savunma sistemlerini daha da güçlendirme kararı almıştır. Bu dönemde kurulan yeni bataryalar, sadece denizden gelebilecek tehditleri önlemekle kalmamış, aynı zamanda Gelibolu Yarımadası’nda devam eden şiddetli kara muharebelerine de destek sağlama misyonunu üstlenmiştir.

25-27 Nisan 1915 tarihleri arasında yaşanan Kumkale Muharebesi’nden sonra müttefik güçler Anadolu yakasını tamamen boşaltarak Rumeli yakasındaki Seddülbahir’e geçmiş ve bölgedeki sıcak çatışmalar sona ermiştir. Anadolu kıyılarında aktif bir müttefik birliği kalmamasına rağmen stratejik konumu nedeniyle Karanlık Liman mevkiindeki Erenköy Koyu’na hâkim Çakaltepe üzerinde yeni bir batarya inşa edilmesi kararlaştırılmıştır.

Kumkale çevresindeki müttefik tahliyesinden kısa bir süre sonra Müstahkem Mevki Komutanlığı’nın emri doğrultusunda bataryanın yapımına Mayıs 1915’te başlanmıştır. Bölgede incelemelerde bulunan Haydar (Alganer) Bey, 11 Mayıs tarihli notlarında Yüzbaşı Halil Bey idaresindeki yapım çalışmalarının sürdüğünü ve silahların İstanbul’dan ulaşmasının ardından bataryanın yaklaşık yirmi gün içinde muharebeye hazır hâle geleceğini belirtmiştir.  Osmanlı Genelkurmayı tarafından özel bir yerleşim planı çizilerek arazide konumlandırılan bu tesise, aslında deniz savaşları için üretilmiş olan dört adet 150 mm’lik (15/40) Krupp gemi topu yerleştirilmiştir. Yaklaşık 13,7 kilometre (8,5 mil) atış menziline sahip olan bu ağır silahların tercih edilmesinin en önemli sebebi, mühimmat depolarında bu çapta fazla sayıda merminin bulunması ve topyekûn savunma planı çerçevesinde bu cephanenin verimli bir şekilde kullanılmak istenmesidir. Araziye entegre edilen bu gemi topları için beton altlıklar, irtibat hendekleri ve 25 mermi kapasiteli mühimmat nişleri hazırlanmıştır.

Mayıs ayının sonlarına gelindiğinde inşası büyük oranda tamamlanan Çakaltepe Bataryası’na, Hasan Mevsuf Mıntıkası’ndan takviye bir bölük sevk edilmiştir. 3’üncü Alay Komutanı Yarbay Ömer Zeki Bey’in 30 Mayıs’ta verdiği intikal emriyle birliğin yerleşimi hızlanmış ve tesisin komutanlığına Yüzbaşı Nazmi Efendi atanmıştır. Bataryanın tam kapasiteyle çalışabilmesi için yoğun mesai harcayan Nazmi Efendi; kazma, kürek, aydınlatma gereçleri gibi el aletlerinin yanı sıra, personelin ihtiyaç duyduğu giyim malzemeleri ile teknik bakım için uzman marangoz ve kamacı ustası talebinde bulunmuştur. Alay Komutanlığı, bu eksiklikleri gidermek amacıyla haziran ve temmuz ayları boyunca bataryaya dürbün, el arabası, lojistik nakliye vasıtaları ve bol miktarda top mermisi göndermiştir.

Haziran ayının ortasında tam operasyonel hâle gelen Çakaltepe Bataryası, ilk ateşini 13 Haziran 1915 tarihinde saat 16.30’da Seddülbahir’deki müttefik topçularına karşı açmıştır. Bu tarihten itibaren Boğaz’ın iki yakası arasında savaşın sonuna kadar sürecek olan ve bazen gece yarılarına kadar uzayan karşılıklı ağır bombardıman düelloları yaşanmıştır. Anadolu sahilinden aşırtma atışlarla Boğaz’ı geçerek Seddülbahir bölgesine düşen bu mermiler, özellikle İtilaf cephesinin sağ kanadını oluşturan Fransız askerlerini büyük bir baskı altına almıştır. Çakaltepe’nin yan ateşi, müttefiklerin sadece cephe hattını değil, lojistik yükleme ve boşaltma noktalarını da ağır tahribata uğratmıştır. Bu amansız ateşi durdurmak maksadıyla Fransız kuvvetleri hem kendi kara topçularını kullanmış hem de Suffren, Saint Louis, Henri IV ve Gaulois gibi zırhlı gemileri Boğaz içerisine sokarak Anadolu sahillerine şiddetli misilleme atışları yapmıştır. Fransız ordusu Çakaltepe bataryasını tamamen imha etmek için 18 Haziran gecesi 300 kişilik gönüllü bir müfreze ile kara baskını yapmayı dahi planlamış, ancak bu tehlikeli harekâttan son anda geri adım atılmıştır.

Anadolu’dan yapılan atışlar Fransızlar açısından son derece ağır sonuçlar doğurmuştur; 30 Haziran’da Fransız Seferi Kolordu Komutanı General Henri Joseph Étienne Gouraud bir mermi isabeti sonucu sağ kolunu ve bacağını kaybederek ağır yaralanmış, 19 Temmuz’da ise nakliye gemisine binmeye hazırlanan birliğin üzerine düşen top mermisi 17 askerin ölümüne, 40 askerin de yaralanmasına neden olmuştur.

Sürekli ateş altında kalan ve durmaksızın bombardıman yapan bataryada ciddi teknik arızalar meydana gelmiştir. Topların atış mekanizmalarındaki (kama) arızaların, bölgede görevlendirilen İbrahim Usta gibi ustalar tarafından çözülememesi silahların zaman zaman devre dışı kalmasına yol açmış, Yüzbaşı Nazmi Efendi bu sorunun çözümü için nitelikli tamircilerin acilen bataryaya sevk edilmesini talep etmiştir. Bakım için elzem olan bez, anahtar ve gaz yağı gibi malzemelerin teminindeki güçlükler de sürekli rapor edilmiştir. Diğer yandan bataryanın coğrafi olarak çukur ve gizlenmeye müsait yapısı, bölgeden geçen birlikler için güvenli bir toplanma noktası olmasını sağlamış ve bu eşsiz mevzi, Ressam Mehmet Ali Laga’nın eserlerine de konu olmuştur.

Savaş boyunca müttefik savaş gemilerinin ve uçaklarının hedefi olan Çakaltepe Bataryası, ilk şehidini 19 Haziran 1915’te (Rumi 6 Haziran) bir düşman tayyaresinin bombardımanı neticesinde (Bursalı Ahmed oğlu Ahmed) vermiştir.

Bölgedeki 15’lik Çakaltepe Serî Ateşli Bataryasının ilk şehidi olan 40 yaşındaki Bursalı Ahmed oğlu Ahmed, 3’üncü Alay 1’inci Tabur’dan bölgeye intikal etmiş ve 19 Haziran 1915’te bir düşman uçağının bıraktığı bombalarla şehit düşmüştür (resmî kayıtlara hatalı olarak şehadet yeri “Çiğiltepe” olarak geçmiştir).

Çakaltepe’de konuşlu Yavuz Bataryası’nda “Küçük Zabit” (astsubay) olarak görev yapan, Bahriye Müzesi kurucusu Mehmed Hikmet Paşa’nın (Salahor) oğlu İstanbullu (Makriköy/Bakırköy) Ömer Samimi Bey, 30 Haziran 1915 (17 Haziran 1331) tarihinde 30 yaşındayken dâne isabeti sonucu yaralanarak Çanakkale Hastanesi’ne sevk edilmiş, burada şehit olmuştur (resmî kayıtlara memleketi boş bırakılarak hatalı bir şekilde “Mehmet Hikmet oğlu Mehmet Suphi” olarak geçmiştir). Aynı bataryada görevli olan 23 yaşındaki Bursa Kirmasti (Mustafakemalpaşa) Tatkavaklı köyü nüfusuna kayıtlı Bursalı Ali oğlu Nazif ise 1 Temmuz 1915’te dâne sukutuyla toprak altında kalarak nefes kesilmesi sonucu şehit düşmüştür (kayıtlara yanlışlıkla sadece babasının ismi olan “Ali” olarak işlenmiştir). Aynı bataryanın sıhhiye personellerinden Ankara Polatlı Türktaciri köyü nüfusuna kayıtlı Sıhhiye Onbaşısı Tahir oğlu Osman ile Kastamonu İnebolu Karabey köyünden 35 yaşındaki Sıhhiye Neferi Mustafa oğlu Tahir, 30 Eylül 1915 tarihindeki ağır bombardımanda mermi isabetiyle oluşan göçükte toprak altında kalarak birlikte şehit olmuşlardır; Osman Onbaşı’nın baba adı resmî evraklara “Mahir” olarak yanlış yansımıştır. Savaşın son günlerinde, 30/31 Aralık 1915 gecesi şarapnel parçalarının isabet etmesiyle şehit olan 15’lik Batarya’nın 5’inci Top Onbaşısı Çorumlu Veli oğlu Ali’nin ismi ise maalesef resmî “Şehitlerimiz” listesinde hiç yer almamıştır. Son olarak, batarya kadrosunda görevini ifa ederken şehit olan Çanakkaleli Hacı Emin (bazı kayıtlarda Hacı Hüseyin) oğlu Ahmed’in varlığı, Millî Savunma Bakanlığı kayıtlarında 595-596 sıra numaralarıyla tespit edilmiştir.

Dört topla kurulan ve savaşın kapanışına dek yedi aydan fazla bir süre aktif muharebede kalan batarya, 1916 yılı başında da görevine devam etmiştir. Savaştan sonra 1919’da tahkimatları inceleyen İngiliz heyetinin hazırladığı Mitchell Raporu’na göre bataryada tespit edilen beş toptan ikisi müttefik donanmasının ateşiyle kullanılamaz hâle gelmiş, faaliyetine devam eden diğer toplar ise bulundukları noktadan 1.500 metre kadar iç kısımlara taşınmıştır. Rapor, özel koruma siperleri bulunmamasına rağmen bu tesisin müttefik kuvvetlerini yan ateşine almak için kusursuz bir stratejik konuma sahip olduğunu açıkça vurgulamıştır.

Kaynakça

Akgün, Bayram. Boğaz’ın Fedaileri 2: Çanakkale Boğazı Muharebelerinde Türk Topçusu. İstanbul: Dün Bugün Yarın Yayınları, 2018.

Alganer, Haluk. Çanakkale Kara Savaşları Günlüğü. İstanbul: Deniz Basımevi, 2009.

Arıkan, İbrahim. Osmanlı Ordusunda Bir Nefer. İstanbul: Timaş Yayınları, 2010.

Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi. C.VIII, Ankara: Gnkur. Basımevi, 1976.

Er, Utkan Emre. “Çanakkale Muharebeleri’nde Anadolu Yakası Bataryalarının Stratejik Rolü ve General Gouraud’nun Yaralanması: Harp Cerideleri Üzerinden Bir Değerlendirme”. 6. Uluslararası Toplum ve Kültür Araştırmaları Sempozyumu Bildirileri (10-12 Ekim 2024). Ed. Mustafa Dinç. 430-450, Çanakkale: TOKÜAD Yayınları, 2024.

Harp Ceridelerine Göre Çanakkale Savaşlarında 3. Ağır Topçu Alayı. (2022). C.I, Haz. Buğra Terzi vd., Ed. Murat Karataş, İstanbul: Çanakkale Savaşları Enstitüsü Yayınları, 2022.

Karataş, Murat ve Terzi, Buğra. “Çanakkale Savaşları’nda Çakaltepe Bataryası.” Tarih Araştırmaları Dergisi. 2023, Sayı: 42.74; 205-222.

Karataş, Murat. “Çanakkale Cephesi’ne Ait Yeni Askerî Veriler Işığında Kayıp Şehitler ve Kayıp Bir Batarya Şehitliğinin Tespiti”. Vakanüvis-Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi. 2023, Sayı: 8; 2837-2870.

Mehmed Celaleddin. Harb-i Umumide Çanakkale Muhaberat-ı Berriyesi Kumkale Muharebatı. Haz. Murat Karataş. Ankara: Nobel Yayınevi, Ankara, 2007.

Şehitlerimiz: Osmanlı-Rus, Osmanlı-Yunan, Trablusgarp, Balkan, Birinci Dünya, İstiklâl, Kore, Kıbrıs, İç Güvenlik. C.V, Ankara: Milli Savunma Bakanlığı Yayını, 1998.

Terzi, Buğra. “Mitchell Raporu’na Göre Gelibolu Yarımadası’nın Tahliyesi ve Tahliyenin Günümüz Tarih Yazımında Doğurduğu Sorunlar”. Anafarta. İstanbul, 2022, Sayı:17; 18-27.

Topallı, Elvan. “Mehmet Ali Laga”. Çanakkale Savaşları Ansiklopedisi. Ed. Murat Karataş, İstanbul: Çanakkale Savaşları Enstitüsü Yayınları (ISBN: 978-605-80897-7-8), 2022.

Türk, Fahri. “Krupp Firması”. Çanakkale Savaşları Ansiklopedisi. Ed. Murat Karataş, İstanbul: Çanakkale Savaşları Enstitüsü Yayınları (ISBN: 978-605-80897-7-8), 2023.

ÇAKALTEPE BATARYASI
Yazar: Buğra Terzi
Editör: Murat Karataş
Web Sitesi: Çanakkale Savaşları Ansiklopedisi
Yayımcı: Çanakkale Savaşları Enstitüsü Yayınları
Yayın Yeri ve Tarihi: İstanbul 2026
Erişim Tarihi: 2 Ağustos 2026