HEMŞİRELİK/HASTABAKICILIK DİDEM İLKEM TERZİ Devletlerin en güçlü olduğu dönemler aynı zamanda en çok savaştıkları dönemlerdir. Bu savaşlar ise yalnızca cephedeki askerlerle değil, cephe gerisinde yapılan lojistik destekle kazanılır. Sağlık hizmetleri de bu destek unsurlarından biridir. Savaşta yaralanan veya hastalanan askerlerin tekrar cepheye dönebilmeleri ya da savaş sonrasında hayatlarına devam edebilmeleri
CONKBAYIRI MUHAREBELERİ MÜRVET MUTLU KARAKAYA Conkbayırı Muharebeleri, 6-10 Ağustos 1915 tarihleri arasında Türk birlikleri ile başta Yeni Zelanda olmak üzere İngiliz kuvvetleri arasında geçen şiddetli çatışmalardır. Bu muharebeler İtilaf Devletleri’nin Anafartalar Bölgesi’nde gerçekleştirdiği ikinci büyük çıkarma ile eş zamanlı ilerleyerek Çanakkale Cephesi’nde stratejik üstünlük sağlama ve nihayetinde İstanbul’a ulaşma planlarının
SİPER NECDET ÖZ Sahra tahkimatının en temel unsuru olan siperi düşman ateşinin etkisini engelleyen, içinde yer alan askeri düşmanın gözetiminden koruyan ve olası bir taarruzun gücünü yükselten bir müdafaa unsuru olarak tanımlamak mümkündür. Açık bir arazide düşman ateşine karşı bir kalkan oluşturabilmek için 30 santim yüksekliğinde bir kütük veya dal
ALMAN KAYNAKLARI YUSUF ZİYA ALTINTAŞ Çanakkale Savaşı üzerine Türkçe ve diğer dillerdeki eserlerin haricinde yoğun bir Almanca kaynak havuzu bulunmaktadır. Bunun başlıca sebebi elbette Birinci Dünya Savaşı’nda Alman İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti arasındaki müttefiklik ilişkisidir. Öncelikle Osmanlı ordusunda/donanmasında görev almış çok sayıda Alman subayı ve askeri personelinin savaşa dair detaylı
HANS JOACHIM BUDDECKE ERDAL KORKMAZ Hans Joachim Buddecke, 22 Ağustos 1890’da tarihinde, babası Albert Buddecke Berlin’de Harp Akademisi’ne komuta ederken doğmuştur. Liseye Potsdam, Strasburg, Alsace-Loraine’de gitmiştir. 1904 ilkbaharında askeri öğrenci olarak Harp Okulu’nda eğitimine başlamıştır. Almanya’da Selekta denilen, askeri okullarda subay olacak seçkin öğrencilerin toplandığı sınıfa kadar eğitim almıştır. Subaylık
KİLİTBAHİR KALESİ YUSUF ACIOĞLU Kilitbahir Kalesi, Çanakkale Boğazı’nın en dar noktasında, Çanakkale şehrinin eski adıyla Kale-i Sultaniye’nin karşı kıyısında/Rumeli yakasında Malaz Tepe’nin eteklerinde yer almaktadır. Yapının inşa kitabesi günümüze ulaşmamakla birlikte tarihi kaynaklar ve yapı ile ilgili çalışmalar, kalenin İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462-1463 yıllarında, Yakup Paşa’nın
KALE-İ SULTANİYE (ÇİMENLİK KALESİ) YUSUF ACIOĞLU Kale-i Sultaniye (Çimenlik Kalesi), Çanakkale Boğazı’nın en dar noktasında, Kilitbahir Kalesi’nin karşı kıyısında/Anadolu yakasında Sarıçay’ın ağzındaki düzlükte yer almaktadır. Kalenin inşa kitabesi günümüze ulaşmamıştır. Bununla birlikte tarihi kaynaklar kalenin inşa tarihine dair farklı bilgiler vermektedir. Evliya Çelebi kalenin İstanbul’un fethinden önce yapıldığını iddia ederken,
MİLLİ/DİNİ BAYRAMLAR Burak ÖZDAMAR 23 Temmuz 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanıyla beraber Kanûn-i Esasî yeniden yürürlüğe girmiştir. Bu dönemde devlet yöneticileri tarafından toplumun her kademesinde “Osmanlı” kimliği yaratmak en çok istenilen şeydi. İstenilen bu kimliğin inşa edilmesinde ise ortaya çıkacak olan milli bayram şüphesiz bu yoldaki en önemli araçlardan biri olmuştur.
SÜNGÜ Mustafa Haki YAKAR Süngü, 17. yüzyılda icat edilmiş olup ilk süngü örneği 1647 yılında tespit edilmiştir. Süngü, tüfeğin ucuna takılan ve tüfeğe mızrak özelliği kazandıran çok yönlü bir silahtır. İlk kullanılan süngülere geçme ya da tapa süngü denmiştir. Askerler muharebe karmaşasında yanlarındaki bıçak, kısa kılıç ya da kama gibi
HELYOSTA Derya GEÇİLİ Helyosta (Güneş ışığını sabit bir şekilde yönlendirmek için kullanılan alet); Yunanca güneş anlamına gelen helios kelimesinden türetilen helyosta, yansıyan güneş ışınlarını, belirli bir doğrultuya yöneltmeğe ve bu doğrultuda tutmaya yarayan ayna ile ayar sisteminden meydana gelen iletişim aracıdır. Helyosta, İtalyan matematikçi ve fizyolog Giovannni Alfonso Borelli tarafından