PROPAGANDA BEYANNAMELERİ HAMİT PEHLİVANLI Psikolojik harp olarak da adlandırılan propaganda, savaş tarihinde oldukça eski dönemlerden beri kullanılan etkili bir silahtır. Çinli düşünür Sun-Tzu-Wu’nun “Harp Sanatı” adlı eserinde, Hintli Kantilya’nın metinlerinde ve Katolik Kilisesinin Protestanlığa karşı kurduğu “Kardinaller Meclisi” örneklerinde propagandanın izlerine rastlanmaktadır. Papa XV. Gereguar Kardinaller Meclisine Protestanlığa karşı propaganda
ÇANAKKALE GAZELİ ÖMER ARSLAN Birinci Dünya Savaşı’nın dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Muharebeleri Türk edebiyatında da kendisine önemli bir yer bulmuştur. Çanakkale Cephesine davet edilen Edebî Heyet’in mensupları, bu ziyaretin izlenimleriyle birtakım eserler vermişlerdir. Çanakkale’de kazanılan zafer sebebiyle kendisine “Gazi” unvanı verilen Osmanlı padişahı V. Mehmed Reşad (1909-1918) da zaferin
EDİRNE MERKEZ HASTANESİ VEYSİ AKIN Sağlık verileri incelendiğinde savaş yıllarında salgın hastalıkların daha yaygın olduğu görülür. Savaş şartlarında halkın besin kaynaklarına yeterince ulaşamaması gerekli hijyen koşullarından uzak olması ve sağlık kuruluşları tarafından hizmetlerinin düzenli bir şekilde verilememesi bu duruma yol açan başlıca sebepler olarak gösterilebilir. Nitekim bu hususu yakın tarihimizde
57’NCİ PİYADE ALAYI Hüseyin Avni TANMAN 57’nci Piyade Alayı, 27’nci Piyade Alayı ile birlikte hem 25 Nisan 1915 günü Arıburnu sahiline çıkan Anzakları durduran iki alaydan biri olması hem de 19’uncu Piyade Tümeni Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Bey ile özdeşleşmesi sebebiyle Çanakkale Muharebelerinin efsanelerinden biri olarak adlandırılmaktadır. 57’nci Alay, adını
HABERLEŞME HİZMETLERİ YUNUS EKİCİ Savaş zamanlarında orduların haberleşme veya bir başka deyişle muhabere hizmetleri, savaşın gidişatını doğrudan etkileyen faktörlerden birisidir. Savaşın başladığı andan itibaren muhabereyi sağlamak çoğu zaman zaferin anahtarını elinde tutar. Düşmanlarınızın nerede olduğunu bilerek müttefiklerinizle iletişim kurmak şüphesiz savaşın en önemli kısımlarından biridir. Muhabere hizmetleri yalnızca cephe hattındaki
7 AĞUSTOS KEREVİZDERE MUHAREBESİ AHMET DİRİKER Fransız kaynaklarında “Altıncı Kerevizdere Muharebesi” olarak adlandırılan bu muharebe, Türk kaynaklarında ise “6-13 Ağustos Seddülbahir Bölgesi Muharebeleri” kapsamında ele alınmaktadır. Öte yandan, son dönem araştırmalarıyla ayrıntıları ortaya çıkan ve daha bilinir hale gelen 7 Ağustos Kerevizdere Muharebesi’nin, yerli literatürde bölgede daha önce gerçekleşen muharebelerin
İKİNCİ KEREVİZDERE MUHAREBESİ AHMET DİRİKER 12-13 Temmuz 1915 tarihinde gerçekleşen bu muharebe Fransız kaynaklarında Beşinci Kerevizdere Muharebesi, İngiliz kaynaklarında Kanlıdere Harekâtı ya da Alçıtepe Harekâtı, yerli kaynaklarda ise İkinci Kerevizdere Muharebesi olarak adlandırılır. Birinci Kerevizdere Muharebesi sonrasında başlayan ve sekiz gün süren Zığındere Muharebeleri’nde Müttefikler sol kanatlarını kısıtlı miktar ilerleterek
BİRİNCİ KEREVİZDERE MUHAREBESİ AHMET DİRİKER Kerevizdere bölgesi, Çanakkale Savaşları süresince Türk savunmasının en sol kanadının, Müteffiklerin ise en sağ kanadının konuşlandığı yerdir. Gelibolu Yarımadası’nın Boğaz tarafında kalan ve yabancı kaynaklarda Fransız Sektörü olarak adlandırılan bu bölge, Kerevizdere’nin denizle buluştuğu noktadan başlayarak yaklaşık 2,5 km kadar içeriye girer. Zorlu arazinin kimi
İBRAHİM ÇALLI GÜLÇİN TUĞBA NURDAN İbrahim Çallı, Türk resim sanatının önemli figürlerinden biri olan ve modern Türk resminin gelişiminde de büyük bir rol oynamış bir sanatçıdır. 1882 yılında doğan İbrahim Çallı, soyadını Denizli’nin Çal ilçesinden almaktadır. 1960 yılında mide kanamasından vefat eden İbrahim Çallı, 78 yıllık sanat hayatına birçok başarılı
HALİL SAMİ BEY ZEKERİYA TÜRKMEN Halil Sami Bey, 1866 yılında İstanbul’da doğmuştur. İsmail Hakkı Bey’in oğludur. İlk ve orta öğreniminden sonra 1883-1886 yılları arasında Kuleli Askerî İdadisindeki eğitimini başarıyla bitirmiştir. 5 Temmuz 1302/17 Temmuz 1886 tarihinde girdiği Harbiye Mektebinden 16 Mayıs 1305/28 Mayıs 1889’da dereceyle mezun olmuş, 1305-P.18 (1889-Piyade 18)