125’İNCİ PİYADE ALAYI
AHMET ERDOĞDU
Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Harbi’nde savaştığı bölgelerden başarılı olduğu tek cephe olan Çanakkale Savaşları’nda elde edilen kazanımlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu aşamasının çekirdeğini teşkil etmiştir. Bu bölgedeki muharebelere katılan 66 alay içinde en uzak mesafeden gelen bir alay olan 125’inci Alay’ın adına ilk defa, “Çanakkale Muharebelerine Katılan Komutanların Biyografileri” kitabında Yarbay Ahmet Şevki Bey’in “Askeri Safahat Belgesi” nde rastlanmaktadır. Buna göre Yarbay Ahmet Şevki Bey, 30 Mart 1913’te Trablusgarp’ta bulunan 42’nci Tümen, 125’inci Alay komutanıdır. 125’inci Alay 14 Aralık 1913 tarihinde yapılan yeni bir düzenlemeyle 2’nci Ordu Müfettişliği, 6’ncı Kolordu (Halep) 16’ncı Tümene dahil edilmiştir. 16’ncı Tümen Karargâhı, Topçu Alayı ve 125’inci Alay Adana’da; 47’nci Alay Mersin’de, 48’nci Alay ise Hatay Dörtyol’da konuşlanmıştır.
Avrupa’da gelişen siyasi olayların etkisiyle 27 Temmuz 1914 günü dört haftalık bir eğitim için bir kısım ihtiyat göreve çağırılmış ardından 2 Ağustos 1914’te ilan edilen seferberlik üzerine Osmanlı Ordusu “Seferberlik ve Yığınaklanma Planı” doğrultusunda 9 Ağustos 1914’te seferberliğini kısmen tamamlamış olan Alay, İstanbul’a hareket etmek üzere hazır hale gelmiştir.
16’ncı Tümen ve 125’inci Alay’la ilgili olarak başvuru kaynaklarında birisi olan Takım Başı rütbesindeki Emin Çöl, bize tümen ve alayın Adana’dan başlayan yolculuğunu anlatırken “Her kalkışta önce 125’inci Alay sonra 47’nci ve 48’inci Alaylar yola çıkardı. Çamalanı, Pozantı, Ulukışla, Ereğli, Karaman, Konya üzerinden Afyonkarahisar ve Haydarpaşa’ya geldik.”
16’ncı Tümen bünyesinde Adana’da seferberliğini tamamladıktan sonra 27 Ağustos 1914 tarihinden itibaren birliğin İstanbul’a nakli başlamış ve 17 Eylül 1914 tarihinde İstanbul’a intikalini tamamlayarak İstanbul’da kaldığı süre içerisinde eğitim ve muharebe hazırlıklarını devam ettirmiştir.
125’inci Alay İstanbul’da kaldığı yaklaşık yedi ay süresince uzun yürüyüş egzersizleri, günde beş saatlik muharebe eğitimleri ile sık sık manevra ve alarm talimleri de yaptırılmıştır.
Emin Çöl İstanbul günlerini şöyle anlatmaktadır: “Aralık ayında 16’ncı Tümen Bakırköy tren hattı üzerindeki boş cephaneliklere yerleşmişti. Şubat ayında Bakırköy’e geldik. 47’nci ve 48’inci Alay Hayri Bey Hanın da boş evlerde, boş okullarda, 125’inci Alay da bez fabrikasında oturmuştu.”
125’inci Alay, 25 Nisan 1915’te İstanbul Şehzadebaşı’nda 16’ıncı Tümen kuruluşundadır.
Çanakkale’den 5’inci Ordu Komutanı Alman Mareşal Liman von Sanders’in 25 Nisan akşamı 16’ncı Tümen’in Yarımada’ya naklini (Özellikle bir alayının acele gönderilmesini istemesi üzerine), 25 Nisan 1915 tarihinde 6’ıncı Kolordu Komutanlığı emri ile 3’üncü Kolordu emrine girmek üzere Gelibolu’ya hareket hazırlıklarına başlamıştır. Yarbay Abdürrezzak Bey’in emrindeki 125’inci Alay, büyük ölçüde taburlar halinde 19’uncu Tümen Komutanı emrinde olarak 20 gün boyunca Arıburnu bölgesindeki muharebelere katılmıştır.
25-27 Nisan günlerindeki muharebelerde 5’inci Ordu Komutanlığı emrindeki bölgesel birlikler kullanılmış, Arıburnu cephesinin savunulmasında 9’uncu Tümene bağlı 27’nci Alay ve Ordu ihtiyatı olan 19’uncu Tümenin 57’nci, 72’nci ve 77’nci Alayları ile Kumkale cephesinden Arıburnu’na gönderilen 33’üncü ve 64’üncü Alaylar görev almış ama artan düşman tehdidi ve verilen zayiat karşısında, bölge dışından takviye ihtiyacı ortaya çıkmıştır. 125’inci Alay bu kapsamda bölgeye intikal eden ilk birlik olacaktır.
125’inci Alay’ın 27 Nisan 1915’te Sirkeci’den Gülcemal ve Şam vapurlarıyla hareket edeceği ve Gelibolu’ya çıkarak 5’inci Ordu emrine gireceği talimatı verildi.
27 Nisan akşamı İstanbul’dan gönderilen 16’ncı Tümen’in 125’inci Alayı Kilye iskelesine doğru yola çıkarılmıştı fakat bu bölgenin düşman savaş gemileri tarafından Arıburnu açıklarından yapılan aşırma atışlarla bombardıman edilmesi sonucu, Akbaş’a sığınmak zorunda kalmışlardı. 125’inci Alay’ın buradan kıyıya çıkarılması için gemilerin filikalarıyla beraber, bütün gece uğraşılarak yakınlardaki iskelelerde bulunan küçük deniz taşıtlarından da yararlanması yoluna gidilmişti. Güç şartlar altında kıyıya çıkarılan 125’inci Alay birlikleri, 28 Nisan sabah saat 05.00’te Bigalı köyü çevresinde toplanmış ve kendilerinden 19’uncu Tümen emrine girecekleri bildirilmişti.
19’uncu Tümen Komutanı emri ile 2’nci Tabur sol kanattaki 27’nci Alay Komutanı Yarbay Şefik Bey emrine verilerek, 33’üncü Alay’ın solunda taarruza memur edildi. 1’inci Tabur, 3’üncü Tabur ve Mitralyöz Bölüğü Adana Bayırı’nda genel ihtiyat olarak Kemalyeri batısındaki derede toplandı.
İzzettin Çalışlar günlüğünde: “…125’inci Alay geldi. Bu alayın önünde 77’nci Alay’dan üç firari kurşuna dizildi. 125’inci Alay’ın 2’nci Taburu sol yanımıza gönderildi. Bugün düşman sol yanımıza baskı yapmak istediyse de başarılı olamadı.”
Mareşal Liman von Sanders 30 Nisan da Enver Paşa’dan işgalcileri denize dökmek için kesin emir aldı.
1 Mayıs günü Arıburnu’nda cephe hattında yeni bir taarruza karar verildi. Yarbay Mustafa Kemal’in emrinde toplanan kuvvetler şöyleydi: Sol Kanat Komutanı: Yarbay Ali Şefik (27’nci Alay, 33’üncü Alay, 72’nci Alay (iki taburlu) ve 125’inci Alay (1’nci Tabur)- Merkez Kanat Komutanı Yarbay Ali Rıfat Bey (14’üncü Alay, 15’inci Alay (üçer tabur)- Sağ Kanat Komutanı Binbaşı Avni Bey 57’nci Alay (çok ağır zayiatlı üç tabur), 72’nci Alay (bir tabur), 64’üncü Alay (iki tabur), 20’nci Alay (bir tabur), 77’nci Alay 2 Bölük. 125’inci Alay ve 13’üncü Alay’da ihtiyat olmak üzere 19’uncu Tümen 15.500 askeri bulan bir kuvvetten oluşuyordu.
Saat 05.00’te Türk dağ bataryalarının bombardımanıyla başlayan saldırıya 125’inci Alay da saat 10.30’da katılmış fakat istenilen başarı elde edilememiştir.
1 Mayıs hücumunda 125’inci Alay 1’inci Tabur Komutanı Binbaşı Cemal Bey şehit olmuştur.
Cemal Bey’in şehit olduğu dereye, bundan sonra Cemal Deresi adı verilmiştir. Taarruzun durdurulmasından sonra Yarbay Mustafa Kemal yayınladığı emirle bağlı birlikleri şu şekilde uyarmıştır: “Bizimle birlikte burada muharebe eden bütün askerler kesinlikle bilmelidir ki bize verilen namus görevini yerine getirmek için bir adım geri gitmek yoktur…”
Arıburnu’nda 25 Nisan’dan 2 Mayıs akşamına kadar toplam zayiatımız, 200’ü subay olmak üzere 14.000 kişiyi bulmaktaydı.
Doktor Behçet Sabit Erduran ise kendisinin baktığı yaralı sayısını aynı sürede 5.800 olarak veriyor ve bu sayıya 3 Mayıs’ta bin 825 kişi daha eklendi diyordu.
28 Nisan’dan 4 Mayıs 1915 tarihine kadar 125’inci Alayın zayiatı ise 4 şehit subay, 590 şehit er, 14 yaralı subay, 518 yaralı er ve 361 kayıp erdi. Toplam zayiat 1.470’tir.
2/3 Mayıs gecesi kolordu karargâhından verilen emir ile sol kanadımızda yapılan hücumda muhtelif surette yiğitlik ve kahramanlık gösteren iki subay ile dört ere Muharebe Liyakat Madalyası verilmiş ve madalyalar özel memurla gönderilmiştir.
5 Mayıs 1915 itibarıyla 16’ncı Tümen’in 47’nci ve 48’inci Topçu Alayı, Büyük Anafartalar köyünün altı km. doğusundaki Kumköy’e intikalini tamamladı.
6 Mayıs tarihinden itibaren Arıburnu cephesindeki birlikler Yarbay Mustafa Kemal’in komutasında Arıburnu Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yeniden teşkilatlanmış, bu teşkilat içinde 125’inci Alay’ın 1’inci ve 2’nci Taburları Sol Kanat Kuvvetleri, 3’üncü Taburu da Sağ Kanat Kuvvetleri bünyesinde yer almıştır.
7/8 Mayıs gecesi Yarbay Mustafa Kemal’in emri ile Kanlısırt-Kırmızısırt hattında düşmanın kontrolünde bulunan tepeyi ele geçirmek için 140 kişilik bir Fedai Müfrezesi seçilmiş, müfrezenin başına gönüllü subaylardan 125’inci Alay’dan Üsteğmen Saffet getirilmişti. Saat 22.00’de hareket eden Fedai Müfrezesi’nin yapacağı baskın başarılı olduğu takdirde Şehitler Tepesi işgal edilmiş olacaktı. Ancak Üsteğmen Saffet yaralanmış, baskından da bir sonuç alınamamıştı.
9 Mayıs günü 57’nci Alay ve Sağ Kanat Komutanı Hüseyin Avni Bey, kendisine bağlı 125’inci Alay 3’üncü Tabur Komutanı Binbaşı Yahya Kazım’a “Alayımın sancağının güzelce korunmasını size bırakıyorum” diyerek 125’inci Alay 3’üncü Tabura olan güvenini göstermiştir.
19’uncu Tümen Kumandanı Yarbay Mustafa Kemal’in tümen emrinden: “… 2- Dün gece sol kanadımızda Kırmızısırt’taki mevziimizi keşfe gelen bir düşman subayı 125’inci Alay 2’nci Tabur 6’ncı Bölük efradından Müslim tarafından esir edilmiştir. 125’inci Alayın gözü açıklık ve uyanıklığından memnun oldum. Müslim’i dikkat ve cesaretinden onbaşılığa terfi ettirdim”.
11 Mayıs’ta Gelibolu’ya gelen Başkomutan Vekili Enver Paşa burada Ordu Karargâhı’na gitti ve hazırlanan brifinge katıldı. Kuzeyden başlayarak bütün muharebe kesimlerini gözden geçirdi. 12 Mayıs günü tekrar İstanbul’a döndü.
11 Mayıs günü Başkomutan Vekili Enver Paşa, 5’inci Ordu Komutanlığı’na 19 Mayıs 1915’te yapılacak taarruz emrini verdi. Emrin 1. maddesi şöyle idi: “Kuzeydeki muharebe durumu son döneminde görünüyor. Bu durumun uzun süre devamı mümkün değildir. 2’nci Tümen gelince ve yakın mesafede topçu ile iyi hazırlanırsa Tanrının izniyle kesin sonuç alınır”
13 Mayıs 1915 günü Yarbay Abdürrezzak Bey, 13 Mayıs (dahil) o güne kadar şehit ve yaralı subayların sayısını dört şehit, 13 yaralı olarak vermiş ve 1’inci Tabur Komutanlığına atanan Rahmi Bey’in göreve başladığını da bildirmişti.
Başkomutan Vekilinin verdiği emir üzerine Kolordu Komutanı Esat Paşa taarruzun icrasını üstlenmiş ve Kemalyeri’ndeki karargâhından 18 Mayıs 1915 tarihinde saat 20.00’de verdiği emirle 18/19 Mayıs gecesi saat 03.30’da baskın şeklinde başlayacak taarruzla düşmanın denize döküleceğini bildirmişti. 19’uncu Tümen düşmanın kuzey kanadına, 5’nci Tümen merkezine, muharebe alanına yanaşan 2’nci Tümen Kırmızısırt-Kanlısırt hattından yine merkez ve güneye, 125’inci Alay’ın bağlı olduğu 16’ncı Tümen ise Kanlısırt güneyine taarruz edecekti. Taarruza katılacak Türk birliklerinin toplamı 42.000 idi.
Bu arada 17 Mayıs 1915 günü sağ kanattaki 125’inci Alay 3’üncü Tabur’un sol kanattaki alayına kavuşturulması tümenden emredilmiş, Alay Komutanı Abdürrezzak Bey Sol Kanat Bölgesi Komutanlığına atanması dolayısıyla 3’üncü Tabur Komutanı’nın Alaya vekalet etmek üzere Kırmızısırt’a gitmesi emredilmişti.
19 Mayıs 1915 hücumunda 125’inci Alay, 16’ncı Tümen ihtiyatındadır. Hücuma başlayan 48’inci Alay’ın gösterdiği lüzum üzerine 125’inci Alay 2’nci Tabur, 48’inci Alay’ın sol kanadını takviye etmek üzere emir verildi ve saat 5.20’de tabur hareket ettirildi. Ayrıca 1’inci Tabur da 47’nci ve 48’inci Alaylar arasındaki boşluğu doldurmak üzere taarruza geçirildi. Bu durumda; 125’inci Alay iki taburuyla 47’nci ve 48’inci Alayların yaptığı taarruzlarına katılmış, diğer bir taburunu da ihtiyatta bırakmıştır.
19 Mayıs 1915 günü icra edilen taarruz saat 10.20 civarında tamamen durmuştu. Toplam 9.484 zayiat verilmişti ki 16’ncı Tümen’den 486 kayıpta eklendiğin de zayiat dokuz 1.970 kişiye ulaşıyordu.
2 Mayıs-21 Mayıs tarihleri arasında 14’üncü Kolordu Kumandanı Fevzi Çakmak’ın günlüğünden de anlaşıldığı gibi 15.000 civarında yaralı İstanbul’a getirilmiştir.
24 Mayıs’ta gerçekleşen ateşkesin ardından 125’inci Alay daha evvel 2’nci Tümen birliklerine teslim ettiği mevzilere tekrar yerleşmiştir. Ağustosta yaşanan muharebelere kadar çok büyük muharebeler yaşanmamış olmasına rağmen lağım muharebeleri yoğun olarak görülmüştür.
24 Mayıs’tan sonra Arıburnu bölgesinde kayda değer önemli bir harekât olmadı. Arıburnu cephesine ağır topçu çıkarılmıştı. Düşmanın 28/29 Mayıs gecesi mevzii nitelikte bazı girişimleri görüldü. Bunlardan birisi Süngü Bayırı’ndaki karakola yapılmıştı. Diğeri de Süngü Bayırı dolaylarındaki Halit ve Rıza Tepesi’nde bulunan güvenlik karakollarına yöneltildi ve geri püskürtüldü.
2’nci Tümen ordu ihtiyatına çekilmesine rağmen dinlendirilip zayiatı giderilmeden Kabatepe-Kumtepe arasındaki kıyıların savunmasında görevlendirildi. Arıburnu’ndaki muharebeler tamamen sona ermiş ve taraf kuvvetleri bütün çabalarıyla tahkimat işlerine yönelmişlerdi.
6 Ağustos’ta 1’nci Avusturalya Tugayı saat 16.30’da başlayan bombardımanın ardından saat 17.30’da saldırıya geçti. Hedefin önce Kanlısırt olduğu, taarruz başarılı olduğu takdirde tümenin geri kalanları Kırmızırt’a taarruz edecek, sonrasında Topçularsırtı ile Kemalyeri ele geçirilecekti. Kanlısırt’ta 47’nci Alay, Kırmızısırt’ta 125’inci Alay bulunmaktaydı.
Kırmızısırt’ta bulunan 125’inci Alay’ın 1’inci Taburu sol kanatta, 2’nci Taburu sağ kanatta görev yapmaktadır. 3’üncü Taburun iki bölüğü Kırmızısırt gerisinde ihtiyatta bulunmaktadır.
Kanlısırt taarruzuyla ilgili 16’ncı Tümen Komutanı Albay Rüştü Bey şöyle diyordu: “Kanlısırt’ta İngilizlerin yaptığı hücum hazırlığı, o ana kadar gördüğümüz bombardımanların en şiddetlisiydi… hücum hazırlığı için İngilizlerin attığı yüzlerce ağır obüslerin vuruşlarına [Siperlerin çoğunun üzeri kuvvetlice örtülmüştü.] dayanamayarak çökmüş erlerimizin birçoğu diri, yaralı ve ölü olarak bu yıkıntıların altında kalmıştı.”
İlk şoktan hemen sonra 125’inci Alay Komutanı Abdürrezzak Bey, 16’ncı Tümen Kumandanlığına yazdığı raporda düşmanın 47’nci Alay siperlerine girdiğini, kendisinin de Cemaldere’sini tuttuğunu bildirmiş, takviye kuvvet istemişti.
Gelen takviye kuvvetleriyle 6 Ağustos saat 20.00’de bölgede; 125’inci Alay, 13’üncü Alay, 47’nci Alay’dan kalanlar, 48’inci Alay, 57’nci Alay 1’inci Tabur toplanmıştı. 15’inci Alay ise saat 21.00’de Kanlısırt’a ulaşmıştı. Bu arada 15’inci Alay Komutanı Binbaşı İbrahim Şükrü Bey o gece, 47’nci Alay Komutanı Tevfik Bey saatlerin 7 Ağustos’u gösterdiği ve tam olarak tespit edilemeyen bir saatte patlayan bir bombadan dolayı ağır yaralanmış ve sargı yerinde şehit olmuşlardır.
Gece boyunca taarruza maruz kalan ve 12 saatten fazla bir süredir muharebeye dahil olan 125’inci Alay Komutanı Abdürrezzak Bey’in elinde şehit ve yaralıları nakledecek sıhhiye erleri dahi yetersiz kalmıştır.
7 Ağustos’ta 16’ncı Tümen Komutanı Rüştü Bey, taarruzdan önce birliklerine şu emri göndermiştir: “Her neye mal olursa olsun düşmanı bizim hat siperlerimizden kovmaya bütün varlığımızla çalışacağınızdan eminim. Düşmanı kovduktan sonra onun siperlerine kadar girmeye azmetmenizi bekliyorum. 125’inci 47’nci ve 13’üncü Alay komutanlarından gerekirse bütün kuvvetleriyle bu harekata hizmet etmelerini ve düşmanın yerleşip kalmasına engel olunmasını bekliyorum.”
125’inci Alay, 9 Ağustos saat 05.00’da Kanlısırt’a cephe ve iki kanadından taarruza geçmiş ve ikinci hat siperlerinden bir kısmını ve sağ kanattaki birinci hat siperlerinden birisini ele geçirmişti.
9-10 Ağustos gecesinde Kanlısırt’ta her iki tarafta yorulmuş, bitkin düşmüştü. Gece yarısından sonra 16’ncı Tümen Komutanı Albay Rüştü Bey emri altındaki kuvvetlere bir emir göndererek “Muharebelerin durmasını ve eldeki mevziilerin tutulması gerektiğini ve Kanlısırt’ta düşmanın bir siper daha ele geçirdiğini bildirecek komutan o siperdeki subay ve erlerin şehadet haberlerini de aynı anda bildirmelidir. Siper kaybedenler için hayat hakkı tanımıyorum” diyecekti.
Kesin olmamakla birlikte 6 Ağustos’tan 10 Ağustos gününe kadar geçen süre içerisinde Türk zayiatı 1.520 şehit, 4.750 yaralı, 760 kayıp ve 134 tutsak olmak üzere 7.164 kişidir.
125’inci Alay’ın zayiatı ise iki yaralı subay, 64 şehit, 507 yaralı ve 28 kayıp asker ile 601’dir.
125’inci Alay Komutanı Abdürrezzak Bey, eylül ayında 11’inci Tümen Komutan Vekili olarak tayin edilmiş, geriye alınan 16’ncı Tümen yerine Arıburnu’nda sol kanat mevziilerini savunmakla görevlendirilmiştir.
Kasım ayından başlayarak Çanakkale Cephesi’nin tahliye sürecine kadar 16’ncı Tümen keşif ve gözetleme faaliyetlerinde bulunmuştur.
16’ncı Tümen mıntıkası, Çanakkale Cephesi’nin tahliyesinden iki gün önceye kadar İtilaf kuvvetlerinin top atışlarına maruz kalmıştır. 18 Aralık 1915’te Kırmızısırt’a hafif piyade ateşi yapılırken, Kanlısırt’a hafif bomba ve şiddetli piyade ile makineli tüfek ateşi yapılmıştı.
Çanakkale Cephesi’nde Arıburnu’nun 20 Aralık 1915 tarihinde tahliye edilmesinden sonra bölgede bulunan birlikler rutin eğitimlerine devam etmiştir. Bu bağlamda 5’inci Ordu Komutanlığı tarafından verilen emir gereğince Kuzey Grubu Komutanlığı’na bağlı birlikler eğitim ve terbiye ile meşgul olmaya başladılar.
8 Aralık’ta başlayıp 20 Aralık saat 05.30’a kadar süren Arıburnu ve Anafartalar’ın tahliyesinde 83.048 insan, 186 top, 1.697 atlı araba, 21 motorlu araç, 4.695 at ve katır, mühimmatlar tahliye edilmiştir.
27’nci Alay Komutanı Binbaşı Halis’ten, 19’uncu Tümen Komutanlığına yazılan 20/21 Aralık gecesi tarihli raporda, düşmanın Arıburnu’nu tahliyesi sonrası 125’inci Alay efradının, mensuplarının çapula iştirak etmediklerini belirtmekteydi.
125’inci Alay cepheye ilk girdiği 28 Nisan 1915 tarihinden, cepheden ayrıldığı 18 Ocak 1916 tarihine kadar kendisine verilen görevi hakkıyla yerine getirmiştir.
7.164 şehidin yatmakta olduğu Kanlısırt’ta bir şehitlik bulunmamaktadır. 16’ıncı Tümen mensuplarınca cepheden ayrılmadan önce yapılan ve daha sonra İngilizler tarafından yıktırılan anıtın yerine üzülerek belirtmeliyiz ki yenisi yapılamamıştır.
Kaynakça
“Harp Ceridelerine Göre Çanakkale Savaşlarında 27. Alay”. C.II, Haz. Murat Karataş ve Barış Borlat,. Ankara: Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Yayınları, 2018.
“Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale Cephesi Yazışmaları”. Haz. Fatma Bulut Hacıalioğlu, ed. Barış Borlat. Çanakkale: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Yayınları, 2023.
125. Alay Tarihçesi.
Aldoğan, Şahin ve Melike Bayrak Özçelik. Çanakkale Muharebeleri Anlatım ve Değerlendirme. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2022.
Askeri Kayıtlara Göre Çanakkale Cephesinde 19 Mayıs Türk Taarruzu. C.I, ed. Barış Borlat, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Yayınları, 2020.
Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesi (Amfibi Harekât). C.V, K.II, Ankara: Genel Kurmay Basımevi, 2012.
Borlat, Barış. “Askeri Arşiv Belgelerine Göre 19 Mayıs 1915 Türk Taarruzu”. Çelik Kale Çanakkale. ed. Şaduman Halıcı ve Barış Borlat, İstanbul: İstanbul Büyükşehir Bel. Yay., 2022.
Borlat, Barış. “Harp Ceridesine Göre 16’ıncı Tümen’in Çanakkale Cephesi’nin Tahliyesi Sürecindeki Faaliyetleri”. Güvenlik Stratejileri Dergisi. C.I, Sayı:42.
Çalışlar, İzzettin. On Yıllık Savaş. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yay., 2010.
Çöl, Emin. Çanakkale -Sina Savaşları- Bir Erin Anıları. Haz. Celal Kazdağlı. İstanbul: Nöbetçi Yayınları 2009.
Erdoğdu, Ahmet. Çanakkale 1915-[Birinci Kitap] 125. Alay’ın (Adana Alayı) Atatürk’ün Emrinde 20 Günü. Ankara: Tam Pozitif Matbaacılık, 2025.
Erduran, Behçet Sabit. 1915 Baharında Çanakkale. Haz. Tamay Akçam. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2015.
General C.F. Oglander, Aspinall. Büyük Harbin Tarihi Çanakkale Gelibolu Askeri Harekâtı. C.I, Haz. Metin Martı. İstanbul: Arma Yayınları, 2005.
Göncü, Gürsel ve Şahin Aldoğan. Siperin Ardı Vatan. İstanbul: Kırmızı Kedi Yayınları, 2018.
Harp Ceridelerine Göre Çanakkale Savaşlarında 57. Alay. Haz. Murat Karataş ve Buğra Terzi. İstanbul: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Yayınları, 2021.
Hatemi, Nilüfer. Mareşal Fevzi Çakmak ve Günlükleri. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2010.
Karataş, Murat. Haritalarla Çanakkale Savaşları- Gelibolu Yarımadası Kuzey Bölgesi Kara Muharebeleri. ed. Zerrin Günal, Ankara: Nobel Yayınları, 2007.
Kaya, Baturhan. “6-10 Ağustos Kanlısırt Muharebeleri”. Çelik Kale Çanakkale. ed. Şaduman Halıcı ve Barış Borlat, İstanbul: İstanbul Büyükşehir Bel. Yay., 2022.
Kaya, Baturhan. Çanakkale’de Ölüm Kalım Savaşı – Kanlısırt Muharebeleri. Çanakkale: Atatürk ve Çanakkale Savaşlarını Araştırma Merkezi, Ağustos 2022.
Kıbıl, Mehmet. Çıkarmadan Tahliyeye Arıburnu Anafartalar Muharebeleri. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2017.
Mehmet Halit Bayrı ve Çanakkale’de Cephe Arkadaşı. Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi Dergisi. 2015, Çanakkale Özel Sayısı, Sayı: 65.
Özkorucu, Yücel. Arıburnu Muharebeleri-5. https://canakkalemuharebeleri1915.com (Erişim Tarihi: 16.02.2026)
Seçer, Turhan. Anılarla Çanakkale Cephesi ve Neticesi. Ankara: ATASE Yayınları, 2008.
Tanman, Hüseyin Avni ve Ahmet Yurttakal. Şehit Yarbay Hüseyin Avni Bey. İstanbul: Kronik Yayınları,2021.
Toker, Hülya. Çanakkale Muharebelerine Katılan Komutanların Biyografileri. Ankara: Genelkurmay ATASE Daire Başkanlığı Yay., 2017.
Tutkun, Mustafa Kemal. Gelibolu Kan Gölü. İstanbul: Çıkrık Yayınları, 2021.
Tutkun, Mustafa Kemal. Yıl 1915 Süngülerin Parladığı Yer Conkbayırı. İstanbul: Çıkrık Yayınları, 2021.
Yurttakal, Ahmet. “Çanakkale Muharebesinde Gelibolu Yarımadası’nın Tahliyesi”. Çelik Kale Çanakkale. ed. Şaduman Halıcı ve Barış Borlat, İstanbul: İstanbul Büyükşehir Bel. Yay., 2022.
Atıf
Erdoğdu, Ahmet. “125’inci Piyade Alayı”, Çanakkale Savaşları Ansiklopedisi, Ed. Murat Karataş, İstanbul: Çanakkale Savaşları Enstitüsü Yayınları (ISBN: 978-605-80897-7-8), 2026.
Ahmet Erdoğdu, “125’inci Piyade Alayı”, Çanakkale Savaşları Ansiklopedisi, Ed. Murat Karataş, Çanakkale Savaşları Enstitüsü Yayınları (ISBN: 978-605-80897-7-8), İstanbul 2026.
